Zeynep Kocasinan'ın Kitapları Seçkin Kitapçılarda Satışta

Zeynep Kocasinan'ın Kitapları Seçkin Kitapçılarda Satışta
Zeynep Kocasinan'ın Kitapları: "Reiki'yi Yaşıyorum", "Görüşler", "Dönüşüm Oyunu Gerçek mi?", "Atlamak", "Kitaplar Soru Sorar", "Doğru Yanlış Güzel Çirkin", "Is It Written in the Stars?" ve "Imagine Being Lucky"

İnternet Sitesi

www.zeynepkocasinan.com

10 Haziran 2009 Çarşamba

Seçtiğimiz Yol


"Benim zamanımda mühendis olmak çok kıymetli bir şeydi. Mesela ben bir vali kadar maaş alıyordum daha mezun olmadan. Yazın staj için Doğu’ya gitmiştik. Karayolları’nda çalışıyoruz. Yıl 1949-50. Daha Devlet Su İşleri kurulmamış. O kadar iyi çalışıyoruz ki Bölge Müdürü bizi daimi kadroya almayı teklif etti. İki arkadaş gitmiştik. 17-18 yaşlarındayım ve şartlar muhteşem. Okul başladı, bir ay geçti, ben çalışıyorum. “Teklife hayır,” dedim “bu böyle olmamalı ben okula dönmek istiyorum.” Bir ay geç başladım okula o sene. Düşündüm ki okulu bitirmeliyim. Müdür de haklı. O yıllarda mühendis yok, teknik eleman yok. Bulmuş, kaçırmak istemiyor. Arkadaşım kaldı, uzun yıllarda çalıştı Karayolları’nda. Çok yıllar sonra okula döndü ve mühendis diplomasını aldı. Belki onunda kalmasına müsaade etmemeliydim, ama teklif edilen şartlar o kadar iyiydi ki …”


Özgeçmişine bakınca babamın, genelde sorarlar: “Bu işlerin hepsini siz mi yaptınız?” diye. Ve evet gerçekten o bahsettiği işlerin şantiyelerinin hepsinde bizzat bulunmuştu babam. O işleri yapmıştı. Yaptığı işleri alt alta sıralayınca birçok insana bir ömre sığması zor görünürdü. Yapabilmek ve ortaya çıkarabilmek konusunda farklı bir gücü vardı babamın. Peki, bu güç nereden geliyordu?


Kızım en zor şey gece başını yastığa koyduğunda rahat uyuyabilmektir. Şimdi iş hayatında farklı yollar var seçebileceğin. Ben başımı yastığa koyduğumda uyuyabilmek istiyorum. Müteahhitlikte, bizim yaptığımız birim fiyatlı işlerde kar marjı bellidir. Birim fiyat tarifinde müteahhitlik karı %25’dir. Bunun üzerinden indirim yapman gerekiyor. Taşeron bulursun, ucuza yaptırırsın, karın artar. İş bitirme belgesine ihtiyacın vardır, işi yüksek indirimle alırsın, kazancın kazandığın iş bitirme belgesidir. Ya da boş durmak istemezsin, çark dönsün dersin işi para kazanmayacağını bile bile alırsın. İş mevcut iş makinelerine uyar, tamam makinenden yersin ana yine de işin hesabı sana uymuş olur. Müteahhitlik budur kızım. İyi çalışırsan para kazanabilirsin. Kısmet de işin parçası. Bir işi altın diye alırsın toprak olur, toprak diye alırsın altın olur Müteahhitlik ile para kazanırsın. Zengin olmak istiyorsan kızım, bu yol senin yolun değil bilesin.”


*


Mühendis olmak istediğime ne zaman karar verdim bilmiyorum. Ağabeyimin inşaat mühendisi olmaya karar vermesinden çok daha önce olmalıydı. Ama üniversite sınavları yaklaştığında bu konuyu daha ciddi olarak ele almam gerekiyordu.


Lisede matematik bölümünü seçmiştim, matematiği, kimya ve biyolojiyi çok seviyordum. Fen dersleri arasında fizik dersleri beni o kadar çok çekmiyordu. Daha sonra gözlem olarak fizik derslerini sevenlerin mühendis olmaya daha yatkın olduklarını düşünmüşümdür. Beni mühendisliğe yönlendiren nokta babam ve ağabeyimin meslek seçimleri kadar matematiğe olan sevgim olmuştu.


Üniversitede eğitimini aldığım mühendislik bilgilerini hiçbir zaman tam anlamı ile kullanmadım. İnşaat işlerimizde yaptığım işlerin hiçbirini yapmak için mühendis olmama gerek yoktu.
Ancak mühendislik eğitiminin bana verdiğini kesinlikle söyleyebileceğim şeyler var. Kendine güven, anlatılanı anlayabileceğime dair bir inanç, detaylardan ve uzun vadeli çalışmalardan çekinmemek. Mühendislik insana problem çözme yaklaşımını kazandıran bir eğitim. Çözeceğimiz problemler bambaşka dünyalara ait ve çözümler çoğu zaman beklenmedik yerlerde olsa da.
Tekrar üniversiteye gitme şansım olsa öğrenmek istediğim dallar var. Son yıllarda tıp ve psikoloji çok ilgimi çekiyor. Üniversiteye giderek olmasa da bu konularda okuyorum ve daha kısa süreli eğitimler alıyorum. Ama yine de geriye dönüp baktığımda, bugün yaptığım yaşam koçluğu, eğitmenlik ve danışmanlık çalışmalarımda mühendislik eğitiminin bana çok şey kazandırdığını biliyorum. Mühendis olmak çözüme odaklı ve detaylardan korkmayan, hem detaya hem bütüne bakmayı öğreten bir bakış açısı öğretiyor insana.


Babam her yönüyle tam bir mühendisti. Hatta gençlik yıllarında Türkiye’deki en iyi şantiye şefi diye de tanınırmış. Artık mühendislik yapmıyor olsam da, geri planda yaşamıma destek olan mühendis Zeynep’in varlığı kuvvet veriyor bana.