Zeynep Kocasinan'ın Kitapları Seçkin Kitapçılarda Satışta

Zeynep Kocasinan'ın Kitapları Seçkin Kitapçılarda Satışta
Zeynep Kocasinan'ın Kitapları: "Reiki'yi Yaşıyorum", "Görüşler", "Dönüşüm Oyunu Gerçek mi?", "Atlamak", "Kitaplar Soru Sorar", "Doğru Yanlış Güzel Çirkin", "Is It Written in the Stars?" ve "Imagine Being Lucky"

İnternet Sitesi

www.zeynepkocasinan.com

9 Aralık 2013 Pazartesi

Lions 50. Yıl Tenis Turnuvası 16-26 Aralık 2013 Tarihlerinde İzmir'de


İzmir'de 16-26 Aralık 2013 tarihinde yapılacak olan Lions 50. Yıl Tenis Turnuvası ile ilgili bilgiler bana gelmeye devam ederken Fethiye'de tenis ile ilgilenen kimler var bilmediğimi fark ettim. İlgi duyanlara ulaşması dileğiyle paylaşıyorum.

Tenis ile ilgim babamın bana ve ağabeyime 9-10 yaşımızdayken Türkiye'ye bir müsabaka için gelen yabancı bir tenisçiden aldığı tenis raketleri ile başladı. O yıllarda raket bulmak da bir meseleydi. 


Son defa kort içinde elime raket alışım ise sanırım 1995 yılıydı. İstanbul'da, Conrad Oteli'nin tenis kortunda. Bir bayramın son günlerindendi. Sahada sağ ayak bilek lifimi koparmıştım, tabi o aşamada liflerimin koptuğunu bilmiyordum ama durumun ciddiyetini anlayabilecek kadar bilek burkulma tecrübem vardı. Ambulans bir türlü gelmediği için omuzlarda arabaya taşınarak Amerikan Hastanesi'nin acil servisine götürülmüştüm. Otelinde hiç yardımcı olmadığını hatırlıyorum. Değişik bir tecrübeydi.


Sonrasındaki fizik tedavi süreçlerinde, Ortaköy'de, artık yerinde yeller esen Yüzme İhtisas Spor Kulübü'nde yüzme öğrendiğim günden beri çok sevdiğim, yüzme hayatımda daha çok yer bulmaya başladı.


Elime bir daha tenis raketi almadım, o çekingenliği içimden tam atamadım, ama keyifle tenis oynayanlara özenmeye, onların keyfinden keyif almaya devam ediyorum.


Sevdiğimiz sporları yapma, yaşamda bize keyif veren şeyleri yapma yolumuz hep açık olsun.

Etik



7-8 Aralık 2013 tarihlerinde PREP Psikolojik Rehabilitasyon ve Eğitim Programları Derneği tarafından düzenlenen IV. Uluslararası Okul Ruh Sağlığı Sempozyumu'na katılma şansım oldu.
Dernek Başkanı Sayın Dr. Meltem Kora benim kıymetli bir arkadaşım ve yine bu Derneğe emek veren Sayın Prof. Dr. Yankı Yazgan ve Sayın Prof. Dr. Oya Güngörmüş Özkardeş çok kıymet verdiğim insanlar, hocalar.

İki gün boyunca özellikle eğitim ve sağlıkta etik üzerine konuşuldu, farklı boyutları ile ele alındı. Birçok farklı hocamızın, eğitim ve sağlık dünyasının, hukuk dünyasının bakış açısı ile etik ele alındı. Sorunlar, vakalar konuşuldu, paylaşıldı. Derya gibi bir konu etik.

Sempozyumdan yeni bir okuma listesi, eskiden okuduklarımı tekrar okuma isteği ile ayrıldım.

Tamamlayıcı tıp metotları ile çalışmak etik kavramını kendimizde ve yaşamımızda sorgulamayı gerektiriyor. Özellikle başkalarına destek verme, yardım etme isteğimiz varsa. Belki de bizler bu etik, ahlaklı, iyiden yana olan yaklaşımları zaten kabul ettiğimiz ve inandığımız için bu yolu seçiyoruz. Yine de bilinçsiz olarak doğru yaptıklarımızın bilinçli zihnimiz ile farkında olmaya yarar var galiba. Bunu aramızda daha çok konuşmaya ve paylaşmaya.

Tıptaki aydınlatıcı bilgi verme ve onam alma süreçlerinin altındaki, Dünya Sağlık Örgütü'nün Informed Consent/Aydınlatılmış Onam gerekliliklerinin altında bireysel hakların korunması ile ilgili çok önemli noktalar var.

Reiki ve tamamlayıcı tıp dünyasının bize sunabildikleri muhteşem bir güç var, kendimizi bulmamızı, keşfetmemizi sağlayan çok değerli bir yol. İnandığım bir yol.

Bu yolda yürürken insana saygı, özgür iradeye saygı, doğru, ahlaklı, etik kalabilmek, mahremiyete saygı hep hatırlamamız ve birbirimize hatırlatmamız gereken temel prensipler, temel dayanaklar.

Saygı ve sevgilerimle.


8 Aralık 2013 Pazar

PREP Derneği IV. Uluslararası Okul Ruh Sağlığı Sempozyumu

Bu haftasonu, 7-8 Aralık 2013 tarihlerinde İstanbul'da, İstanbul Ticaret Üniversitesi'nin Eminönü Yerleşkesi'nde, PREP Psikolojik Rehabilitasyon ve Eğitim Programları Derneği'nin iki yılda bir düzenlendiği Uluslararası Okul Ruh Sağlığı Sempozyumları'nın 4.sündeydim.  Bu yıl ki tema "Okullarda Etik"ti.

Fethiye'ye iki defa gelerek konferansları ile bizlerden desteğini esirgemeyen kıymetli hocam Prof. Dr. Yankı Yazgan'ı, yine Fethiye'ye gelerek farklı sosyal çalışmalarımıza destek veren Prof.Dr. Oya Özkardeş Hocamı ve PREP Derneği Başkanı kıymetli dostum Çocuk Psikiyatristi Dr. Meltem Kora'yı görmek ve dinlemek gerçekten değerliydi.

İki gün boyunca "Okullarda Etik" başlığı altında yaşamın bir çok farklı alanında "Etik" konuşuldu.  Ağırlıklı olarak okulda, eğitimde, tıpta ve sağlık alanında ama yaşamın her alanına ulaşan bir anlamda etik konusu anlatıldı, ele alındı.

7 Aralık günü yaptığı konuşmada Prof. Dr. Mustafa Sercan "Etik konusu karşımızdakini adam, insan yerine koyup koymadığımız konusudur," demişti.  İnsana, çocuğa, cana kıymeti bilgiyle, özenle, sevgiyle hatırlatan bu iki günün izi uzun bir süre benimle kalacak.

Teşekkürler PREP Derneği, teşekkürler İstanbul Ticaret Üniversitesi.  Tüm katkı koyanlara ve emeği geçenlere teşekkürler.

1 Aralık 2013 Pazar

Ağır Bir Hastalık Geçiren Çocuğa Reiki Göndermeniz İstenirse...

Dün akşam Reiki bilen dostlarımdan biri Facebook Reiki gruplarımızdan birine hasta olan bir çocuk için, annesinden izin aldığını belirterek bir Reiki gönderme davetinde, isteğinde bulunmuş. Bu vesile ile Reiki'nin böyle durumlarda kullanımı, II. ve üzeri seviyedeki kullanımları için bazı bilgileri paylaşmak isterim.

Başka bir kişiye uzaktan Reiki gönderme çağrısı geldiğinde neler yapmak gerekir?

Bu geniş bir konu. Ağır bir tedavi görmekte olduğu belirtilen çocuğuna Reiki göndermeye davet eden mesajı okuyunca, enerji olarak çocuğa ve duruma bakınca, ilerlemeden önce hangi bilgilere ihtiyaç duydum, bunları aktarmak isterim.

Aklıma, yüreğime hemen düşen sorular, konular şöyleydi:

1- Reiki desteği almasını arkadaşımız mı önermişti, yoksa rızası alındığı belirtilen annenin Reiki ile ön bilgisi var mıydı, kendisi mi istemişti, önerilmiş miydi? Reiki enerjisi hakkında bilgisi var mıydı, bu bilgi verilmiş miydi, nasıl verilmişti? Yaptığımızın ne olduğunu net ifade etmek aldığımız rıza açısından önemli. Bir faydalı olacağına inanıyoruz diye bilerek eksik bilgi veriyor muyuz? Bunun örneğini çok gördüm ve buna dikkat etmenin çok ama çok önemli olduğuna inanıyorum. Benim Reiki'nin iyi geleceğine inanmam bir başlangıç noktasıdır. Reiki vermeyi teklif etmek için, ancak ötesi benim kararım değildir ve olmamalıdır.
Tam olarak nasıl bir istek ve nasıl bir rıza alınmıştı? Anne kanalı ile geliyordu, enerji gönderilmesi istenilen kişi rahatsızlık geçirdiği belirtilen bir çocuk olduğu için bu detay önemli gelmişti.

2- Çocuğun yaşını, bildikleri kadarı ile çocuğun yaşam detaylarını sormak geldi: Hastalık ne zaman başlamıştı? Nasıl tespit olmuştu? Ne kadar zamandır tedavi görüyordu ve ne kadar zamandır hangi hastane ya da tedavi merkezlerinde bulunmuştu? Enerji gönderilmesi gereken yerler şu andan öte, geçmişte yer alabilir. Şu ana enerji göndermekte zorlanıyorsak, akış müsaade etmiyorsa, göndermemiz gereken yer var mı, başka bir yer mi diye sormak ve o yeri aramak gerekiyor. Gelecek bilgiler bu yolu açar, kolaylaştırır Yapmamız gerekeni anlamamızı sağlar.

3- Anne ve Babası ile ilgili bilgi gerektiğini hissettim. Çocuğa bakan başka aile üyeleri var mıydı, varsa yakınlıkları neydi?
Çocuğun aile bağları ile bağlı olduğu insanlar ve fiziksel olarak yakınında olan insanlar onun enerji alanını etkiler.

Reiki'nin 1. seviyesi, yani dokunarak Reiki vermek, özellikle bu gibi hastalıklarda Reiki'yi vermenin en güvenli yoludur. O nedenle bu gibi durumlarda mümkünse hastalara, çocuklara dokunarak Reiki vermenizi öneririm. Bir hasta ziyareti çerçevesinde, tabii ki aileden ve yerine göre çocuktan da izin alarak, bedeninin herhangi bir yerine, örneğin dizine veya ayak bileğine bir eliniz ile dokunarak Reiki verebilirsiniz. Çocuk Reiki akışını hissediyor olacak, bana ne oluyor diye endişe duymaması için ne yaptığınızı paylaşmanızı öneririm. Çocuğun/hastanın endişe duymaması için yapmanız gerekeni yapın.

Doktor arkadaşlarım bana tıptaki temel bir prensipten bahsederler. "Zarar verme." Biz doktor değiliz, sağlık personeli değiliz, kimseyi iyileştirmek gibi bir iddiamız yok ve olamaz. Biz Reiki enerjisi ile bir anlamda kişinin bedeninin kendi iyileşme sürecini yaşayabilmesi, gücünü bulabilmesi için bir destek veriyoruz. Zarar verme mesajı yaşamın her anı için önemli bir mesaj.

Hastalıklarda Reiki'yi nereye, ne kadar göndereceğimiz, neye, kime destek olacağımızı net hissetmeye özen göstermenizi öneririm. Emin olamıyorsanız ve uzaktan Reiki göndermek istiyorsanız, sadece o kişinin yanına ihtiyacı olursa ve seçerse kullanması niyeti ile uzaktan Reiki gönderebilirsiniz. Kullanılmazsa size geri dönmesi niyet ile

Ya da dokunarak Reiki verin. Temel bilgiye dönün.

Her zaman en güvenli Reiki verme şekli Reiki'nin I. seviye uyumlaması ile öğrendiğimiz dokunarak Reiki vermektir.

Akışa teslim olmak yapmamız gerekenin ötesinde bir zorlamayı ve zorlanmayı önler. Elle dokunarak Reiki'de hata olmaz. Yeter ki niyetiniz ile Yaradan'ın rızası ile bütünün hayrı ve o kişinin hayrı ile Reiki yapmaya niyetlenin. Yeter ki durmanız gerektiği zamanı dinleyin. Zaten uyumlayı alır almaz Reiki öğrenmiş olan hepinizin muhtemelen çok defa deneyimlediği gibi bu his ve bilgi her zaman vardır, her zaman gelir, her zaman hissederiz. Yeter ki, çok yardımcı olmam lazım diyerek bu bilgiyi ihmal etmeyin. Fark edin.

Bazen öğrencilerim paylaşır, "Çok hastaydı, en az bir saat Reiki vermem lazım diye düşündüm." Bu olmaz. Böyle bir şeyi ezbere bilemeyiz. Belki üç dakika, belki 60 saniye, belki 60 dakika Reiki vermeniz uygun. Buna her defasında duruma göre karar vereceksiniz. Bazen iki dakika Reiki veririm diye başlayacaksınız, yirmibeş dakika ellerinizi adeta kıpırdatamayacaksınız. Ve zaten siz de devam etmeniz gerektiğini bileceksiniz. Reiki'yi vermenin yolu budur. Kullanarak. Sınırları keşfederek. Saygıyla, hürmetle. Rıza ile ve gücün bize ait olmadığını bilerek, hep hatırlayarak.

O nedenle Reiki I ile, dokunarak Reiki vererek bu sınırları iyi bilenler, Reiki II'yi hakkı ile ve çok daha yerinde kullanabiliyorlar.

Belki hatırlatmaya hiç gerek yok, dokunmak mümkün olmadığında ellerimizi bedenin birkaç cm üzerinde tutarak da Reiki verebiliriz.

Ağır tedavi gören, yoğun bakımlardaki veya bağışıklık sistemi ile sorun yaşayan hastaların yanına maske ve gerekli hijyen önlemlerini alarak ailenin rızası ile girmek mümkün olabiliyor. Olmuyor ise içeceği suya veya duruma göre yiyeceğine Reiki yükleyebilirsiniz yine aile üyelerinin ve çocuğun rızası ile.

Tabii bir de ailenin enerji ihtiyacı çok yüksek olduğunda hastalar/ çocuklar kendilerinden vererek aileyi besliyorlar. Onları beslerken kendileri tükeniyorlar. Bu durumda anneyi, babayı veya enerji ihtiyacı yüksek olan yakınındaki kişiyi doldurmamız hastanın/çocuğun şifa bulmasına destek verecektir.

Umuyorum bu notlar size benzer vakalar ve durumlar için destek versin.

Yaradan'ın desteği ihtiyacı olanların hep yanında olsun.
Saygı ve sevgilerimle.
ZK


29 Kasım 2013 Cuma

Reiki Paylaşımları - 3

Reiki'yi daha iyi kullanmanın yolu Reiki'yi yaşamımıza daha çok dahil etmekten geçiyor.

Bu kendimize daha uzun süreler Reiki vermek demek değil. Yapabildiğimiz kadar yapmak demek. Ne zaman, nerede, ne kadar yapabilirsek, yapabildiğimizi yapmak demek. Kendimizi mecbur ederek değil, doğal olarak Reiki'yi yaşamın içine katmak demek.

Reiki'yi daha iyi kullanmak çok daha uzun süreler başkalarına Reiki vermek de değil. Reiki'yi daha iyi kullanmanın sadece süreler ile ilgisi yok.

Gerçekten ihtiyaç duyduğunuzda Reiki'yi daha etkin olarak nasıl kullanabilirsiniz? Bu soruyu sorup yanıtını aramak sizi kuvvetiniz ile buluşturur.

Gerçekten Reiki vermeniz gereken kişileri, yerleri, olayları nasıl daha iyi fark edebilirsiniz? Bu soruların yanıtları ilginizi çekiyorsa, cevaplar size hiç de uzak değil demektir.

Reiki verirken, evdeki sulanmaya ihtiyacı olan çiçekleri fark edip ihtiyaçları kadar suyu vermek gibi enerjiyi de ihtiyaç duyulan yere gerektiğini kadar vermeyi keşfetmeyi dilemek, bunu yapmayı dilemek en doğru niyet olabilir.

Ben ilk öğrendiğim günden itibaren Reiki'yi kullanmak istedim. Kendim kadar başkalarına da Reiki vermek istedim. Binlerce defa Reiki verdikten sonra artık emin olduğum birkaç şey var:


Öncelikle canınız Reiki vermek istemiyorsa, Reiki vermeyin. Ne kendinize ne de başkasına. Rica etmişler, ayıp olacakmış, bunlar yeterli nedenler değil. Reiki vermek istemiyorsanız bir neden var sizi engelleyen. Bu nedeni bulun, çözün ya da size mesajını dinleyin. Yorgun musunuz? Su mu içmeniz gerekiyor? Ortam mı müsait değil? Reiki vermenizi isteyen kişi bunu gerçekten istiyor mu yoksa başkasını ricası ile mi, başka birini mutlu etmek için mi bunu sizden talep ediyor? Belki birazdan başka önemli bir iş için kalkıp gitmeniz gerekecek ve o nedenle başlayamıyorsunuz. Siz bilinçli olarak bilmeseniz de, canınız, ruhunuz bunu biliyor. İçinizden gelmiyorsa, bu bilgiye saygı gösterin. Arzu ederseniz neden içinizden gelmediğinizi bilmenin mümkün olabileceğini bilerek. Yanıtlar her zaman var.

Reiki yaparken en önemli şey niyet. Yaşamın her alanında olduğu gibi. Niyetleriniz yapıcı olsun. Yaradan'a, özgür iradeye, insana ve cana saygı ve hürmetle.


22 Kasım 2013 Cuma

Reiki'ye Dair Paylaşımlar - 2


Reiki'yi öğrendiniz ve kullanmak istiyorsunuz diyelim. Kendinize Reiki veriyorsunuz ve bu size tam yetmiyor. Ki yetmemesi de çok doğal çünkü Reiki'nin sizin kanalınız ile tam olarak hayat bulması kendiniz kadar başkalarına da enerjiyi vermeyi içerir.

Peki, vermek istiyorsunuz ama almak isteyen var mı? Özellikle ailenizde, çevrenizde Reiki'yi daha önceden bilen ve kullanan yoksa çevrenizdekiler Reiki vermenizi istemeyebilir, kabul etmeyebilir. Bunu da çok doğal karşılamak lazım. Tamamlayıcı tıp metotları, Reiki ve benzeri enerji çalışmaları hakkında o kadar farklı uygulamalar var ki güvenilebilir birşey olduğunu, bir yanıltmaca olmadığını nereden bilecekler? "Bari sen bunlara inanma, bunlardan medet umma," diyenler çok olacaktır. Haklılar, çünkü bilmiyorlar. Reiki nedir bilmiyorlar. Hiç Reiki enerjisi almadılar, yaşamadılar, etkisini bilmiyorlar. Ve esasında Reiki'den hiçbir zaman bir şeyler beklemediğimizi, ummadığımızı bilmiyorlar. Sizinle görebilir ve öğrenebilirler. O nedenle ne yapıyorsak önce kendimize uygulamamız önemli. Biz denemeliyiz, sorgulamalıyız, sorularımızın yanıtlarını almalıyız. En doğru, en sağlam yol bu. Ben buna inanıyorum.

"Teklif var ısrar yok," diye tarif ederim. Başka birine Reiki vermek içinizden geliyorsa, o insanın Reiki'den fayda görebileceğini hissediyorsanız, Reiki vermeyi teklif edin. Teklif etmek sizin bir nevi göreviniz. Siz söylemezseniz nereden bilecekler. İçinizden, yüreğinizden geliyorsa. Ama ısrar etmek yok. Lütfen buna dikkat edin. Seçim sizin değil, onların.

Kendimi geliştirmem lazım, başkalarına Reiki vermem lazım diye çevrenizdekileri zorlamayın. Reiki kuvveti bu şekilde gelişmez. Enerji vermeniz gereken yerleri keşfedip vererek gelişir. Benim yıllarca sadece kendisine Reiki veren öğrencilerim oldu. Çünkü ihtiyaçları kendilerini doldurmaktı ve bunu hissediyorlardı. Reiki ilk öğrendiği günden itibaren başkalarına Reiki veren öğrencilerim de oldu, birinci seviyenin iki uyumlaması arasında onlarca kişiye Reiki veren de. Ben birinci seviyede yabancılara ya da az tanıdığımız kişilere hemen Reiki vermeyi önermem. Ama o kişinin yolunda vardı ki ve bunu o da hissetti ki bunları yaşadı.

Doğru, yanlış yok. Reiki'de kesin kurallar, kalıplar yok. Olamaz da. Reiki'nin temel prensipleri var, denenmişliklerden gelen önerilerim var. Esas olan yüreğin, kalbin, ruhun, aklın sesini birleştiren yanıtları bularak hareket etmek. O birlik hissi ile bir karar alıyorsanız yaşam açılıyor zaten.

Şunu sorabilirsiniz, dileyebilirsiniz: Benim yardım edebileceğim kişilere nasıl ulaşabilirim, benim Reiki ile destek verebileceğim insanlara ulaşma yolum açılsın, açık olsun.

Bu nedenle Reiki'yi öncelikle kendimiz için kullanmamız başkalarına yardım etme gücümüz adına önemli. Ben faydalarını görmeliyim, yaşamalıyım, ve ancak ondan sonra başkasına gerçekten destek olabilirim.

Sorular en kıymetli aracımız. Kendinize sorun, "Bugün Reiki'yi nasıl kullanmam gerekiyor?" Yanıt gelecektir.

Sevgi, neşe, bereket dolu günler sizinle olsun.

19 Kasım 2013 Salı

Reiki'yi Daha İyi Anlamak - 1

Reiki'yi daha iyi anlama ve kullanma yolunda temel prensipleri netleştirelim:

1-Reiki enerjisini verirken ve Reiki enerjisini alırken su içmek çok büyük olumlu fark yaratıyor.
Kimi zaman Reiki verirken ne su içmeniz ne de içirmeniz mümkün olacak. O zaman Reiki vermeyecek misiniz? Tabii ki vereceksiniz. İnsan yüzlerce defa Reiki verdikten ve aldıktan sonra farkı görüyor. Su varsa kuvvetlenme, iyileşme katlanıyor. Reiki'yi veren hangi seviyede olursa olsun, su olan seviyeyi yükseltiyor.

2- Reiki ile başkalarına yardım etmek istiyorsam önce kendime Reiki vermeliyim. Kendimize yardım etmeyi seçmeden başkasına yardım edemeyiz. Reiki'yi ilerletmenin bir yolu kendimize enerji vermek, diğeri başkalarına vermektir. İkisi de gereklidir, yeri ayrıdır. Aynen kendimizi sevmeden başkalarını sevmenin tam olarak mümkün olamayacağı gibi.

3- Reiki'ye, Reiki yapmaya niyet edilerek başlanır ve yapılır. Niyet olmadan Reiki olmaz. Niyet etmek belirli bir cümleyi yüksek sesle söylemek olabildiği kadar bir an için içimizden geçirmek olabilir. Reiki'nin temel prensipleri vardır ve Reiki yapmaya niyet bunlardan biridir, ancak illede şu cümleyle, bu cümleyle niyet edin diyemem. Artık diyemem. Niyetimizin ne olduğu kelimelerin kendisinden ziyade ardındaki düşünce ve istektedir.
Niyet konusunu farklı aşamalarda ele alacağız.
Ben en çok "Bütünün hayrı için, .... kişisinin hayrı için Reiki yapmaya niyet ediyorum," gibi bir niyet kullanırım.
...
Her gün kendimize 10-15 dakika Reiki vermek Reiki'yi ilerletmek için en güzel adımlardan biridir.

17 Kasım 2013 Pazar

Reiki ile İlerlemek İsteyenler için Paylaşımlar Başlıyor

Özellikle bu yılın Mayıs ayından beri Reiki öğrenmek, Reiki'yi seviyesini ilerletmek ve Reiki hocası olmak isteyen bir çok arkadaş, dost, öğrencim ile konuştum, bir çok istek geliyor.  Reiki ile ilerlemek isteyenler için bazı bilgilendirmeler yapma ihtiyacını hissediyorum.  Özellikle önümüzdeki 3-4 hafta boyunca gerek Facebook sayfamda (http://www.facebook.com/zeynepkocasinan) gerekse blog sayfalarımda Reiki ile ilerlemek isteyenler için Özellikle Reiki bilmeyenler, I. ve II. Seviyedekilerin ileri seviyeye geçişleri ve hocalık yolu için bazı öneriler de bulunacağım.
*
Reiki'yi öğretmek de öğrenmek de çok kolaydır.  Esas olan öğrendikten sonra yaşayacaklarımıza, yapacaklarımıza ve sorumluluklarımıza hakim olmak.  Yaradan'ın bize kullanmayı öğrenme imkanını sunduğu Reiki enerjisini doğru anlamak, doğru kullanmak.
Ateş gibi, su gibi, hava gibi, gıda gibi.
Bir orkide ile bir futbol sahasının farklı miktarda suya ihtiyacı olduğunu anlamak, fark etmek kolay.  Enerji ile çalışırken, özellikle Reiki II seviyesinde ve üstünde herşey bu kadar net ve açık olmayabiliyor.  Bir futbol sahasını sulayacak kadar suya sahip olmak zor değil Reiki enerjisi anlamında.  Önemli olan saksıdaki menekşeye su verirken suyun miktarını doğru ayarlamak.  Tabii, tüm aşamalarda doğru ve sağlam niyetlerimizle her zaman korunduğumuzu bilerek.

*
Önümüzdeki haftalarda bilmeden yapamayacağımıza ve ilerleyemeyeceğimize inandığım noktaları vurgulayacağım.  Facebook'tan ve www.zeynepkocasinan.com kanalı ile bloglarımdan takip edebilirsiniz. Arzu edenlerin Reiki'ye özüne uygun olarak kullanma yollarının açılması dileği ile.
*
Birinci aşama niyet.  Niyeti keşfetmek için bir alt çalışma yaparak başlayacağız. Kendinize bir defter seçin ve bugün aşağıdaki şu sorulara yanıt vererek başlayın.  Yanıtlarınızı zamanı gelince soracağım ve üzerinden geçeceğiz:
1- Reiki sizce nedir?
2- Niye Reiki öğrenmek/daha ileri seviyede öğrenmek istiyorsunuz?
3- Reiki ile yapmak istedikleriniz neler?
Ve Su için. :) Su içmeden Reiki olmuyor. Ne tam yapılabiliyor, ne tam alınabiliyor.
*
Bu çalışmanın sizleri Reiki ile sonraki aşamalarınıza taşımasını ve yolunuzu açmasını niyet ediyorum.
Tekrar görüşmek üzere.
Saygı ve sevgiler.
ZK

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Kelimelerin Gücü

Kelimelerin yapıcı gücü hep sizinle olsun.

Özgürlük

Kardeşlik

Lütuf

Sorumluluk

Güzellik

Işık

...

Su'ya Reiki...


Su içmenin önemli olduğu bu günlerde, içeceğiniz suya Reiki vermek, suya güzel dileklerinizi ileterek içmek suyun bu olumlu frekansları bedeninizin tamamına kolaylıkla ve rahatlıkla ulaştırmasını sağlayacaktır.
Sıcak yaz günlerinde yüreğiniz ve tüm bedeniniz huzur, tazelik, ferahlık ve sağlık dolu olsun.

Karpal Tünel için...

Bilgisayarların yaşamımıza yoğun olarak girdiği yeni yaşamda bir çok insan Carpal Tunnel Syndrome/Karpal Tünel Sendromu sorununu yaşıyor. 

Fiziksel nedeni üzerinde daha çok durulan bu rahatsızlık için Louise Hay zihinsel nedenlerine dikkatimizi çekerek, nedenin "Yaşamın adaletsizliğine duyulan öfke," olabileceğini hatırlatıyor.

Şifalandırmak adına şu olumlamaları kullanmamızı öneriyor:

"Neşeli ve mutlu bir yaşam yaratacağım. Huzur doluyum."


*

Barış ve Sevgi

Barış sevgisiz olmuyor.

Yaşamda barış belki de en çok kendimiz ile barışık olmaktan geçiyor. Barışmak ise kendimizi sevmekten ve kabul etmekten.

Aklıma Louise Hay'den şu olumlamalar geliyor:

"Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Hiçkimsenin, hiçbir yerin ya da şeyin benim üzerimde gücü yok. Ben özgürüm."

"Kendim olmakta özgürüm. Yaşamımın gücü ve yetkisi bana ait."


Işık...


Işığın, gökkuşağının tüm renklerinin, her gördüğümüzde, özgür irademize müdahale eden ve farkındalığımızı azaltan etkilerden daha çok özgürleşmemizi sağlaması dileğiyle...

9 Haziran 2013 Pazar

Gün İçin Yeni Olumlamalar

Bu akşam bir dostum için birkaç olumlama seçerken, şunlar geldi:

"Ben sağlıklıyım, mutluyum, dengedeyim."

"Yaşamda huzurlu ve güvendeyim."

"Yaşamıma sevgiye dair şeyler davet ediyorum; sevgiye dair şeyler görüyorum."

Yaradan'ın ve sevginin koruması hep sizinle olsun.


Türkiye'nin son günlerde yaşananlar çerçevesinde sevgiyle korunması dileğiyle...

28 Mayıs 2013 Salı

Suyu Güçlendirmek

Suyu niyetiniz ve sözleriniz ile güçlendirin. 

İçeceğiniz ilk bardak suyu ellerinizin arasında tutarak, suyun bedeninizi ve ruhunuzu arındırması ve güçlendirmesi niyetiyle,  "Su sana saygı duyuyorum, su sana teşekkür ediyorum, su seni ve yaşamı seviyorum," demeye ne dersiniz...

Teşekkürler Emoto...

Masaru Emoto bize sevgi ve şükran'ın güneş ve gölge gibi yaşamda ihtiyaç duyduğumuz bir dengeyi sunduğunu söyler. Sevgi ve şükran'ın güneş ve ay gibi olduğunu. Ayrılmaz iki parça.

Aynı zamanda, yaşamlarınızda şükran sevgiden bile üstün bir gücü olduğunu hatırlatıyor. Gölge gibi edilgen bir güç olan şükran'ın yaşamlarımızda sevgiden iki kat fazla olması gerektiğine inandığını paylaşıyor Emoto. Yaşamlarımızda dengenin bu şekilde var olacağını. Su molekülündeki 2 hidrojen 1 oksijen atomu oranını hatırlatıyor, H2O'yu.

*

Masaru Emoto suyun, bedenimizdeki suyun, yeryüzündeki göllerin, nehirlerin düşüncelerden, sözlerden, niyetlerimizden nasıl etkilenebildiğini su kristallerinin fotoğraflarını çekerek bizlere gösterdi. Dünya'da yeni farkındalıkların kapısını açtı.

Masaru Emoto'yu okumadıysanız mutlaka öneriyorum. Ve hep hatırlamamız gerektiğine inanıyorum.

*

İskoçya'da, Findhorn Ekoköyü'nde, küçük bir gölün kenarında taşların üzerinde yazan güzel kelimeler geliyor gözümün önüne. Olumlu düşüncelerin ve kelimelerin gücünü yaşamımıza daha çok dahil etmemiz gerektiğini her gün daha çok hissederek.

Sevgi, şükran kelimeleri ve bu enerjiler kadar bereket, neşe, keyif, sağlık ve mutluluk da hep sizlerle olsun.

Reiki

Reiki'yi kendimiz için, sevdiklerimiz için ve destek ihtiyacı olanlar için kullanabilmek gerçekten büyük bir nimet.

Reiki'yi ihtiyaç duyduğumuzda etkin olarak kullanabilmek için ihtiyaç duymadığımızda kullanmak gerekiyor. Reiki verme gücümüz kullandıkça artıyor.

Eğer Reiki'nin I. seviyesine uyumlu iseniz kendinize elleriniz ile düzenli olarak Reiki gönderin. Yiyeceklerinize, içeceklerinize Reiki verin.

Reiki'nin II. seviyesinin uyumlamasını aldıysanız, sağlıklı iken, ihtiyacınız yokken geçmiş ve geleceğinize Reiki göndererek tecrübelenin, gücünüzü yüksek tutun.

Reiki bir tamamlayıcı tıp metodu olarak bilinir. Esasında doru ifade belki de koruyucu tıp, koruyucu metotlar olmalı.

Yaradan'ın ve onun nimetlerinden Reiki'nin yaşamınıza sevgi, neşe ve mutluluk dolu günler getirmesi dileğiyle.


2 Mayıs 2013 Perşembe

"Yüksek"

Tiyatro DOT'un yeni oyunu "Yüksek" hakkında, Milliyet Blog'da:

http://blog.milliyet.com.tr/yuksek/Blog/?BlogNo=413039



Mayıs ayında G-Mall Dotmarsta "Yüksek"i izlemeye yolunuz düşer umarım...

31 Ocak 2013 Perşembe

"Reiki'yi Yaşıyorum" e-kitap olarak yayında...

"Reiki'yi Yaşıyorum" adlı kitabım e-kitap olarak yayında.

Keyifle okumanız ve sizi Reiki'nin gücü ile buluşturmaya destek vermesi dileğiyle.

Sağlık, sevgi, bereket ve mutluluk dolu günler sizinle olsun.

Saygı ve sevgilerimle.


D&R www.dr.com.tr Link'i:
http://www.dr.com.tr/Kitap/Reikiyi-Yasiyorum/Zeynep-Kocasinan/Egitim-Basvuru/Kisisel-Gelisim/urunno=0000000298104


ZK