Zeynep Kocasinan'ın Kitapları Seçkin Kitapçılarda Satışta

Zeynep Kocasinan'ın Kitapları Seçkin Kitapçılarda Satışta
Zeynep Kocasinan'ın Kitapları: "Reiki'yi Yaşıyorum", "Görüşler", "Dönüşüm Oyunu Gerçek mi?", "Atlamak", "Kitaplar Soru Sorar", "Doğru Yanlış Güzel Çirkin", "Is It Written in the Stars?" ve "Imagine Being Lucky"

İnternet Sitesi

www.zeynepkocasinan.com

4 Haziran 2009 Perşembe

Mor bir hüzün'ü Dinliyorum

Lions Kulübünün bir eğitimi için Marmaris’e gidecektim. Yolculuktan önceki akşam sabaha hazır olmak için gidip benzin almak ve arabamın deposunu doldurmak istedim. Ve yolculuk için birkaç şişe suyu almak da iyi olacaktı. Fethiye’deki ofisime yakın olan bir benzin istasyonuna gittik, depoyu doldururlarken benzin istasyonunun içindeki mağazaya girdim. Neden bilmem gözüm müzik CD’lerinin olduğu bölüme takıldı. Gittim, ve bir baktım ki birkaç ay önce kapağının taslağını gördüğüm bir CD çıkmıştı. Hemen satın aldım. Ne zaman çıktı acaba, diye geçirdim içimden. Ben Japonya’dayken mi acaba, diye düşündüm. Arabama geri yürürken paketini açtım. Arabaya biner binmez CD’yi arabanın CD çalarına taktım. Ve Mor bir hüzün’ ü, Onur Akın ’ı dinlemeye başladım.




Bundan birkaç ay önce Onur Akın ile Fethiye’de tanıştığımda elinde bu CD’nin kapağının farklı baskıları vardı. “Yeni tamamladık,” demişti. “Tamamladık ve Fethiye’ye geldik.” Çok beğenmiştim beyaz zemin üzerine hazırlanmış olan kapağı. Yeni albümünün adını Mor bir hüzün koymuştu Onur Akın.





Tanıştıktan sonra Onur bey, eşi Seher Hanım ve kendisi ile beni tanıştıran çok sevdiğim dostlarım Av. Arzu ve Ahmet Bozkurt ile Fethiye’de birkaç gün geçirme şansım olmuştu. Kimseyi tahlil etmek veya değerlendirmek bana düşmüş değil ama insan olarak çok sevdim Onur Akın’ı. Gerçekten ince ruhlu, sevgi dolu, insana kıymet veren, insana saygı duyan, yüreği gerçek, sözü yürekten bir insan çıktı karşıma. Doğrusu bu kadarını beklemiyordum.

İçi dışı biri, özü sözü bir insanları ile karşılaşmak eskisi kadar kolay değil. Bu konuda hep çok şanslı olduğumu düşünmüşümdür. O kadar kıymetli, sevgi dolu can dostlarım var ki. Yine de bozulmamış bir ruh daha görmek beni mutlu etti. Sanatla uğraşmak, tanınır olmak insanı bozar diye mi düşünüyordum yoksa. İnsanları yürekten dinlemeyi bilen, anlamak ve tanımak isteyen bir can gördüm. Mutlu etti beni, insana dair hissettiğim umudu biraz daha tazeledi.

Arkadaşlarımın arasında kimilerinin Onur Akın’ının hayranı olduğunu Onur bey ile tanıştıktan sonra öğrendim. Onur bey bizleri kırmayarak Fethiye’deki son gününde akşam İstanbul’a gidecek ve hemen o gece bir televizyon programına katılacak olmasına rağmen akşamüstü evimde kendisi ile tanışmak isteyen bir grup dostum ile bir araya geldi. Kendi de eşi Seher hanımda yıllanmış dostlukların sıcaklığı ile kalplerini bizlere açtılar. Ve bizde güven ve sevgi ile onlara.

İşte benzinciden çıktığım o akşam arabamın içinde Onur Akın’ın yeni albümünü dinlemeye başladığımda aklım bundan birkaç ay öncesine, Fethiye’de geçirdiğimiz o birkaç güne gitti. Eve yaklaşmaya başladığımda daha albümdeki dört beş parçayı dinleyememiştim bile.

Size de olur mu bilmem ama bazen müziğin benim üzerimde farklı bir etkisi olur. Bazen dinlediğim bir şarkıyı yarım bırakamam ve eğer araba kullanıyorsam, ya arabanın içinde durarak veya araba ile dolaşarak parçanın tamamını dinlemek isterim. Bir türlü yarım bırakamam, her nedense.

İstanbul’da bunu yapmak daha zordur. Sıkışık bir trafiğin içinde bulabilir aniden insan kendini. Ama o akşam Fethiye’de şehir sakin ve yollar açıktı. Ve kulağım ve yüreğim sadece dinlediğim müzikteydi. Doymamıştım dinlemeye. Ben de arabamı park etmek yerine Fethiye’nin içinde araba ile dolaşmaya devam ettim. Ta ki albümün tamamını dinleyene kadar. Sonra albümün sekizinci parçası olan Sentez ’i dinledim birkaç defa. Sadece o şarkıyı, birkaç defa daha. İlk dinleyişte o şarkı hoşuma gitmişti, diğerlerinden biraz daha çok. Yüreğim o şarkıyı birkaç kez daha dinlemek istedi. Arabamın yönünü tekrar eve çevirdiğim zaman aradan ne kadar zaman geçmişti tam bilmiyorum. Arabayı park edip biraz daha dingin eve yürüdüm. Kulağıma çalınan tekrar duyulmak istenen diğer şarkıları bir sonraki güne bırakarak, dudaklarımda nereden geldiğini bilmediğim kelimeleri mırıldanarak çıktım merdivenlerden.

Fethiye’de hava artık kararmış ve yıldızlar kendini göstermeye başlamıştı.