Zeynep Kocasinan'ın Kitapları Seçkin Kitapçılarda Satışta

Zeynep Kocasinan'ın Kitapları Seçkin Kitapçılarda Satışta
Zeynep Kocasinan'ın Kitapları: "Reiki'yi Yaşıyorum", "Görüşler", "Dönüşüm Oyunu Gerçek mi?", "Atlamak", "Kitaplar Soru Sorar", "Doğru Yanlış Güzel Çirkin", "Is It Written in the Stars?" ve "Imagine Being Lucky"

İnternet Sitesi

www.zeynepkocasinan.com

5 Şubat 2011 Cumartesi

Enerji

Ruhumun dünyalarında yeterince gezindim. Şimdi dünyamı neler aydınlatıyor, bunlardan bahsetmek zamanı. Tamamlayıcı tıp teknikleri hayatımın ayrılmaz parçası. Özellikle enerji aktarımı. Enerji çalışmaları.

Çevreci kimliğimi bilen dostlar enerji deyince yeşil enerji, güneş enerjisi kullanımı, rüzgâr enerjisi gibi konulardan bahsedeceğimi düşünüyor. Müteahhitlik yapan mühendis Zeynep’i tanıyanlar, ömrümün büyük bir kısmının baraj inşaatı ile geçtiğini bilenler hidroelektrik santrallerden bahsedeceğimi zannedebiliyor. Oysa yaşamımda enerji kelimesini en çok evrenin, ruhun, bedenin bize sunduğu gözle her zaman görülemeyen ama yeri geldiğinde kendini gösteren, elle tutulamayan denilse de varlığını ellerimizde inkâr edilemeyecek kadar net hissettirebilen enerjiden bahsediyorum. Farklı adları var bu enerjinin. Gökkuşağının renklerinin farklı tonları gibi farklıları. Farklı tatları var, farklı dokuları.

Reiki ülkemizde en çok bilinen enerji aktarım tekniği, en çok tanınan enerji. Reiki kuvvetli, hassas, duyarlı ve şefkatle saran bir enerjiyi aktarmamıza imkân verirken insan olarak gücümüzü fark etmemize ve sahiplenmemize de yardımcı oluyor. Reiki sadece kendi gücünü kullanma imkânı vermenin çok ötesinde insanı farkında olduğu ve olmadığı yönleri ile buluşturuyor ve kavuşturuyor.

Kendimizi güçlendirmek için yaşamak dışında bir şeylere ihtiyacımız olması bana da bazen ters gelir. İnsan olmak ve var olmak yeterli olmalıdır. Yeterliydi de belki. Maalesef 21. Yüzyıldaki yaşamımızda yeterli değil, çoğumuz için mümkün değil. Unuttuğumuz gücü bize hatırlatacak, tadını almamızı sağlayacak araçlara ihtiyaç duyuyoruz. Onlardan faydalanarak gücümüzü çok daha kolay keşfedebiliyoruz.

Kuvvetli olmak için ille de bir araca gerek yok. Sağlıklı olmak için tekniklere ihtiyaç yok. Mutlu olmak için yabancı hocalar ile çalışarak yabancı kelimeler öğrenmemiz gerekmiyor. Gerekmiyor. Gerekmiyor. Birçok kıymetli Türk ve yabancı hoca işimize çok yarayacak metotları ve deneyimleri paylaşıyor. Gerekmiyor ama işe yarıyor. Zaman kazandırıyor. İşini bilgisizce yapanlar öğrenci ve danışanlarından çok kendilerine zarar veriyorlar. Faydalı bilgiler ile destek olanlar esasında kendi yolculuklarını kolaylaştırıyorlar.

Nazar kültür olarak yabancı olmadığımız bir kavram. İslami öğretilerde yeri var; farklı geleneklerde farklı şekillerde ifade ediliyor. Enerji bakış açısı ile nazar gerçek. Nazar diye adlandırdığımız şey zarar veren bir enerji. Bazen bilerek bazen kişinin duygu ve düşünceleri ile doğal olarak oluşabilen olumsuz bir enerji. Olumsuz diye adlandırmak bulabildiğim ne yakın tarif. Nazar dediğimiz enerji ulaştığı yeri besleyen bir enerji olmuyor. Teması ile bütünlüğü kesiyor, bölüyor, parçalıyor. Ulaştığı yerin gücünü alıyor, güçsüzleştiriyor. Verdiği darbeler ile diğer darbelere karşı savunmasız bırakıyor. Yıllarca etkisi altında bırakabiliyor. Vücudun direncini azaltarak sadece başarısız olmamıza, işlerimizin aksiliklerle devam etmesine neden olmuyor. Sağlığımızı korumamıza da engel alıyor. Eşyaları dirençsizleştiriyor, daha kolay zarar görmelerine neden olabiliyor. Enerji alanımızda yarıklar, kesikler bırakıyor. Enerjimizi doldurmakta zorlanıyoruz. Sanki bir kevgire su doldurmaya çalışmaya uğraşıp duruyoruz.

Enerjileri görmek, hissetmek, fark etmek mümkün. Görünce başa çıkmak, anlamak daha kolay. Yoksa gaipten gelen tokatlar ile savrulup durduğumuzu anlamadan, “Neden, neden, neden?” deyip duruyoruz. “Neden?” … Görünmez eller sarsıyor sanki bedenimizi, görünmeyen duvarlara çarpıyoruz. Bize görünmez gelen ama var olan.

Enerjileri görmek, hissetmek, fark etmek mümkün. Esasında birçoğumuz bunu yapıyoruz. Yapamadığımıza inanmakla uğraşıyoruz. İçimize doğan hisleri “Yok canım,” diyerek silip atıyoruz. İçimize sinmeyen sözleşmelere imza atıyoruz. İçimize sinmeyen iş ortaklıkları, yaşam ortaklıklarına adım atıyoruz. Adımlarımız geri geri gitmek istiyor; bile bile dinlemiyoruz.

Dünyada gizli bir bilgi yok. Gizli bir düşünce, gizli bir söz yok. Her yaşanan, her düşünülen, her hissedilen ulaşabileceğimiz bir kayıt. Kinesioloji bunu aktaran bir dal. Bedenimiz evrendeki her bilgiyi okuyabilecek, bilgisayarın temel dili olan ikili cevaplar verebiliyor bize. Sıfır bir. Evet hayır. Olumlu olumsuz. Cevabı evet hayır olan her sorunun cevabını bedenimizden almamız mümkün. Cevapları almak için nefesimizde yeterli, göz kapaklarımız yeterli. Cevapları bilmek için düşünmemiz ve cevabını sonucuna karışmadan tarafsızca dinlememiz yeterli. Dünyanın farklı köşelerinde birçok insan kendilerine ve başkalarına dair soruların cevaplarını bu şekilde alıyor.

Dünyada gizli bir bilgi yok. Farz edelim sizinle bir çalışma yaptık, seanstan çıktınız. Yapmam gerekenleri yaptım mı bilebilirsiniz. Sizden istediğim ücret adaletli mi bilebilirsiniz. Bana ihtiyacınız var mı bilebilirsiniz. Haydi ikili ilişkilere değinelim. Beraber olmaktan hoşlandığınız biri var. Yanında olmaktan hoşlanıyorsunuz, konuşmaktan keyif alıyorsunuz, saatler bitsin istemiyorsunuz. Onun hislerinden emin değilsiniz. Esasında onun sizin için ne hissettiğini bilebilirsiniz. Cevabı duymaktan çekindiğiniz için frekansları karıştırabilirsiniz, duymamayı seçiyor olabilirsiniz. Ama cevap oradadır.

Bizler kendimiz dışındaki insanlar için bu cevabı çok daha rahat duyarız. Kişiler ile duygusal yakınlıklarımız azaldıkça bu sesleri daha rahat duyabiliriz. Objektif kalabildiğimiz sürece cevapları çok daha rahat anlayabiliriz. Cevap her zaman vardır. Cevap vardır her zaman. Mesele duymayı seçmekte yatar çoğunlukla. Duymak o kadar da kolay değildir.

Ben sizin sorularınızın cevapları kendi sorularımın cevaplarından çok daha net duyarım, çok daha net bilirim. Evrenin sigorta sistemidir bu. Bir sigorta sistemi daha vardır. Cevapları ancak cevapları kendim için kullanmayacaksam duyarım, kendi yararıma kullanmak gibi bir derdim yoksa. Başkalarına zarar vermek gibi bir derdim yoksa duyarım ve alırım. Cevaplar cevaplara saygı duymaya başladığımızda artmaya başlar. Cevaplar bir yandan nimet bir yandan omuzlarımızda taşınması gereken yüklerdir aslında.

Reiki gibi bir enerji çalışması yapmak enerjileri daha yakından tanımamıza fırsat verdiği için enerjileri okumamıza da destek verir. Tanıdıkça gördüğümüzde fark etmeye, anlayabilmeye ve okuyabilmeye başlarız. İnsanın unuttuğu kendine ait bir gücü hatırlamasıdır bu. İnsanın kendini tekrar keşfetmesidir.

Sevgi bir enerjidir. Tüm duygular, sözcükler, davranışlar, duygular, düşünceler, eşyalar enerjidir. Hepimiz ve her şey enerji. Olumlu, olumsuz, görünen, görünmeyen…
Ait olduğumuz dünyanın tüm boyutları ile tanıştıkça yaşam macerası biraz daha keyifli hale geliyor sanki.

Yaşam macerası devam ediyor.