Reiki enerjisini, kendimiz ve başka insanlar kadar, ağaçlara, doğaya, tüm canlılara, ve cansız olarak adlandırılan ama özünde enerjiden oluşan tüm eşya ve maddelere de vermek mümkündür.
Reiki'yi hayatı desteklemek adına kullanmanız dileğiyle.
13 Ekim 2014 Pazartesi
İleri Seviye Reiki Uyumlamaları
Reiki Uyumlamaları Hakkında Bir Paylaşım:Reiki uyumlamaları ile ilgili çok sorulan bir soru var, bununla birlikte burada sanırım hiç paylaşmadım. Bu hafta bu konuda sıkça soru gelince burada yazmak istedim:
Reiki evrensel ve Dünya'nın her yerinde kullanılan, öğretilen bir enerjidir. Özünde her yerde öğretilen Reiki aynıdır belki ama yıllarca yazılı bir doküman olmadan, sözlü olarak öğretilen Reiki derslerinin farklı hocalar tarafından farklı şekillerde yapıldığı görürüz.
Bu nedenle birçok hoca gibi bende Reiki ile ilerleyişin sağlam olması ve sağlam şekilde kuvvetlenmesi adına Reiki'nin II. ve III. Seviye uyumlamalarını, Reiki yolculuğuna benimle başlamış olan ve çok önemli bir temel oluşturan Reiki I. Seviye Uyumlamasını benden almış olan öğrencilerime verebiliyorum.
Reiki II. ve III. Seviyede kullanılan sembollerin farklı hocalar tarafından kullanılan şekilleri farklılık gösterebilmektedir. O nedenle eğer Reiki'nin I. Seviyesinin uyumlamasını aldıktan sonra farklı bir hoca ile yolunuza devam etmek isterseniz o aşamada Reiki'ye bir anlamda tekrar başlayarak, tekrar uyumlama almanız gerekebileceğini paylaşmak isterim. Reiki ile daha önceden tanışmış olmanız nedeni ile yeniden başladığınız süreçler tabii ki yeni bir öğrenciye göre daha hızlı ilerleyebilir. Bu nedenle genelde Reiki yolumuza eğer özel bir şikayetimiz veya enerjiyi kullanma ile ilgili sorunlarımız yoksa, aynı hoca ile devam etmemiz önerilir.
Reiki'nin yaşamınızı açması ve kuvvetlendirmesi dileğiyle.
9 Ekim 2014 Perşembe
Yanıtlar
Esasında duymaya hazır olsak, her sorunun bir yanıtı var.
Her sorumuzun yanıtına sahip olmamız gerekip gerekmediği ise farklı bir konu.
"Neyi bilmem gerekiyor?- Neyi bilmem faydalı olur? - Neyi bilmeye ihtiyacım var? ise gerçekten yerinde bir soru, yerinde sorular olabilir.
Diliyorsak, hazırsak, olması gerekiyorsa, Evren'in sesini net ve berrak duyabilmemiz dileğiyle.
Her sorumuzun yanıtına sahip olmamız gerekip gerekmediği ise farklı bir konu.
"Neyi bilmem gerekiyor?- Neyi bilmem faydalı olur? - Neyi bilmeye ihtiyacım var? ise gerçekten yerinde bir soru, yerinde sorular olabilir.
Diliyorsak, hazırsak, olması gerekiyorsa, Evren'in sesini net ve berrak duyabilmemiz dileğiyle.
Labels:
biliş,
Evren,
soru,
yanıt,
Zeynep Kocasinan
8 Ekim 2014 Çarşamba
Reiki Noktaları
Reiki Dostları için, kendimize Reiki uygularken dokunmayı tercih ettiğimiz noktaları hatırlatmak isterim.
1- Gözler
2- Şakaklar
3- Kulaklar
4- Başın arkası
5- Boyun
6- Göğsün üzeri
7- Göğsün altı
8- Göbek deliğinin altı
9- Kasıklar
Oturur formatta kasıklardan sonra Reiki vermeye devam etmek isterseniz:
10- Dizler
11- Ayak bilekleri
12- Ayakların altı
Kuvvetiniz bol olsun. Reiki'nin desteği sizinle olsun. Bütünün hayrı için. Kendi hayrınız için.
Saygı ve sevgilerimle.
1- Gözler
2- Şakaklar
3- Kulaklar
4- Başın arkası
5- Boyun
6- Göğsün üzeri
7- Göğsün altı
8- Göbek deliğinin altı
9- Kasıklar
Oturur formatta kasıklardan sonra Reiki vermeye devam etmek isterseniz:
10- Dizler
11- Ayak bilekleri
12- Ayakların altı
Kuvvetiniz bol olsun. Reiki'nin desteği sizinle olsun. Bütünün hayrı için. Kendi hayrınız için.
Saygı ve sevgilerimle.
Labels:
enerji,
Kişisel Gelişim,
noktalar,
pozisyonlar,
Reiki,
şifa,
Zeynep Kocasinan
29 Eylül 2014 Pazartesi
"Sorulduğunda Yanıt Ver"
Danışmanlıkta önemli bir prensip vardır. Hocalarımın çok üzerinde durdukları bir prensip. Doğruluğuna inandığım bir prensip:
"Sorulduğunda yanıt verin."
Bir danışan bir soru soruyorsa cevabına hazır demektir. Sorunca, sorulursa söyle, dedi hocalarım yıllarca. Bunu yapmaya oldukça dikkat ederim.
Bazen duygular araya girer, danışanlar adeta dostumuz olur. Üzülsünler, incinsinler istemeyiz. Onlar bize sormadan uyarmak isteriz. İyi niyetle. Bununla birlikte doğrusu yapmış olmayız. Söylediğimizin doğru olması o kişinin duymaya hazır olduğu anlamına gelmez. Sormamıştır, yani duymayı seçmemiştir.
Yıllardır çok titizlikle uyguladığım bu prensipte bazen 'iyi niyetle' hata yaptığımı görüyorum.
Reiki ve enerji ile çalışan tüm dostlara ve özellikle kendime hatırlatıyorum: Sorulursa söyleyelim. Danışanlara soru sorma cesaret ve sorumluluğunu verelim.
Tüm çalışmalarımız ve yaşam hep lezzetli ve lezzetle olsun.
"Sorulduğunda yanıt verin."
Bir danışan bir soru soruyorsa cevabına hazır demektir. Sorunca, sorulursa söyle, dedi hocalarım yıllarca. Bunu yapmaya oldukça dikkat ederim.
Bazen duygular araya girer, danışanlar adeta dostumuz olur. Üzülsünler, incinsinler istemeyiz. Onlar bize sormadan uyarmak isteriz. İyi niyetle. Bununla birlikte doğrusu yapmış olmayız. Söylediğimizin doğru olması o kişinin duymaya hazır olduğu anlamına gelmez. Sormamıştır, yani duymayı seçmemiştir.
Yıllardır çok titizlikle uyguladığım bu prensipte bazen 'iyi niyetle' hata yaptığımı görüyorum.
Reiki ve enerji ile çalışan tüm dostlara ve özellikle kendime hatırlatıyorum: Sorulursa söyleyelim. Danışanlara soru sorma cesaret ve sorumluluğunu verelim.
Tüm çalışmalarımız ve yaşam hep lezzetli ve lezzetle olsun.
28 Eylül 2014 Pazar
27 Ağustos 2014 Çarşamba
Reiki Uygulayıcıları için Hatırlatmalar
Reiki Uygulayıcıları için Hatırlatmalar:
Reiki verirken, Reiki'ye kanal olduğumuzu hatırlayarak,bir şeyleri oldurmak için değil, olmaya zorlamak için değil, olması gerekenin önünü açmak için kullanın.
Reiki vermek esasında akmasına imkan vermektir.
Reiki'yi, yapmanız gerekeni yapmak için kuvvetlenmeniz dileğiyle kullanın.
Reiki manipülasyon ve zorlama sevmez, hoşgörü ile iyi niyete destek verir, kendini olumsuz bir dilek ve niyet için kullandırmaz.
Reiki özgür iradeye saygıyla çalışır. İsteyene Reiki verin. Teklif edin, ancak ısrarla Reiki vermeyin. Zorla güzellik olmaz. Başkalarına Reiki vermek istiyorsanız Reiki isteyen ve bekleyenlerini bulmaya, onlarla buluşmaya niyet edin. Reiki'den fayda görebileceklerin size ulaşabilmesini dileyin.
Olması gereken olacaktır. Buna güvenin.
Yapıcı kuvvetinizin bol olması dileğiyle.
Labels:
bireysel gelişim,
enerji,
kuvvet,
Reiki,
şifa,
Zeynep Kocasinan
19 Ağustos 2014 Salı
Kaybolan Olta, Bir Havlu ve Ruhun 52 Taşı
Bazılarınız benim Joy Drake ve Kathy Tyler tarafından geliştirilen "Dönüşüm Oyunu (Transformation Game)"nun Kolaylaştırıcısı olduğunu biliyor. Dönüşüm Oyunu hayatımı hem oynadığım yıllarda hem de kolaylaştırıcısı olmayı öğrenirken ve sonrasında açan, ihtimalinin bile farkında olmadığım dünyaları keşfetmemi sağlayan, çok değer verdiğim bir kişisel gelişim aracı. Muazzam bir yaşamı keşif aracı.
Bu Oyun'da 52 tane Melek Kartı vardır. Arkadaşlarımdan bir tanesi benim için bu 52 meleği 52 taşa farkı resim ve desenlerle çizerek bir set olarak hazırlamıştı. Taşlar bana geldikten kısa bir süre sonra kalabalık bir arkadaş grubunu evimde ağırladım. Ben farklı kartlar çektirmeyi severim. O akşam da kart yerine arkadaşımın bana hazırladığı bu taşları arkadaşlarımın çekmelerini ve taşlardaki kelimelerin mesajlarını almalarını önerdim. Taşlar çekildi, paylaşıldı. Taşları sonrasında kutusuna geri bırakmalarını rica ettim.
Gece arkadaşlarımı yolcu ettikten sonra uyumadan önce içimden bir ses nedense taşlara bakmamı söyledi. Dedim ya her nedense taşları kontrol ettim ve bazı taşların, bazı meleklerin olmadığını gördüm. Kısa süre içinde arkadaşlarımızın bazılarının taşları geri vermeleri gerektiğini duymadığını fark ettik. Hatta taşların bir tanesi yolculuk yapıp İzmir'den geri geldi.
52 kelimenin, 52 Melek'in içinden bir tanesi o günden bugüne ortaya çıkmadı: 'Açıklık'
Bundan sanırım dört yıl kadar önceydi Japonya'da bir ailenin evinde akşam yemeğine davet edilmiştim. Yemeği yedikten sonra Japonya'da genelde adet olduğu üzere ev sahipleri bana küçük bir hediye vermek istediklerini söylediler. Genelde yapıldığı üzere bana bir el havlusu hediye edeceklerdi. Japonya'da havlu sık verilen hediyelerden biri. Ancak ev sahiplerim bana kapalı şekilde farklı havlular uzattılar ve seçmemi istediler. Doğrusu ben böyle küçük oyunları ve sürprizleri severim ve bir havlu seçtim.
Havluyu seçtikten sonra açmamı ve yazan mesaja bakmak istediklerini söylediler. Ben havluların kapalı duruşlarından üzerilerinde bir yazı olduğunu görmemiştim. Açtım. Okudular. Birbirleriyle gülümseyerek bakıştılar. Meğerse havluyu seçmemi isterken seçtiğim havlunun benim ruh yapımı, ruh yolumu ifade eden, gösteren bir mesaj olmasını dilemişler. Havluda yazan mesajı ve sonra diğer havlularda yazan mesajı paylaştılar. O geceyi ve o küçük el havlusu hatırlamak bugün bile beni farklı bir dünyaya götürür.
Japonya'da, Fethiye'de, İstanbul'da ya da İskoçya'da, Dünya'nın bir çok yerinde bir çok insan yaşamın bize işaretler sunduğuna inanıyor. Yaşamak üzere doğduğumuz yaşamın izini sürmemizi sağlayan işaretlerin etrafımızda olduğuna. Yaşamı doğru algılamamızı sağlayacak işaretlerin etrafımızda olduğuna. Böyle bir kaç cümle ile özetlemek zor ama buna ben de inanıyorum.
İşaretlerin olduğunu kabul etmek ve fark etmek başka bir şey; işaretleri her zaman okuyabilmek, doğru okuyabilmek başka bir meziyet.
Yaşamımızda olan veya olamayan, beliren ve kaybolan şeylerin bizlere söylemek istediği olabileceğine inanıyorum. İşaretlerin bin bir şekli olabiliyor.
Aylar sonra, dokuz yıl önce bana hediye edilen ve bir iki hafta öncesine kadar evimde hep aynı yerde duran, ancak farklı bir hazırlık için yerinden oynattığımız oltayı, dokuz yıl sonra, ilk defa bugün kullanmak istedim. Oltayı bana ev hediyesi olarak getiren arkadaşım "Bir gün kullanmak istersen," diyerek vermişti. Dokuz yıl boyunca o oltayı ne kendim ne başkası için kullanmak istememiştim. Bugün dokuz yıllık oltam yok olmuştu. Yeri değiştikten çok kısa bir süre sonra. Ararken oltanın bana verildiği günü hatırladım. Bana o gün benim ilgi alanıma göre çok anlamsız gelen oltanın esasında benim için dokuz yıldır durduğu yerde anlamlı olduğunu bugün anladım. Bir oltanın ve yanındaki içinde yedek olta malzemeleri olan basit plastik kutunun.
Maddiyat dünyasına bağımlı olmamaya gayret ederim ancak kimi eşyaların benim için anlamı vardır. Oltanın nerede olduğunu, nasıl ortadan kaybolduğunu bilmediğim gibi 'Açıklık' Meleğine de ne olduğunu bilmiyorum. Taş belki o akşamki kalabalık akşam yemeği sırasında çöpe gitmiş olabilir. Bildiğim o ki ben 'Açıklık' enerjini yaşamımda istiyorum. Ruhların, yüreklerin, birbirlerine açık olabildiği, düşüncelerin duygular kadar açık ifade edilebildiği bir yaşam istiyorum. Bu olmadan diğer 51 taş gibi yaşam eksik kalıyor.
Ve asla kullanmayı hayal etmediğim bir oltanın yaşamda sunduğu farklı ihtimalleri ve tatları da istiyorum. En az bu ihtimalleri bana açan, açık tutan, hayalimde yokken yaşamıma davet eden dostlar kadar çok.
17 Ağustos 2014 Pazar
Reiki ile Ufak Bir Egzersiz
Reiki'nin tüm seviyelerdeki uygulayıcıları için ufak bir egzersiz ile başlayalım:
Kendinize sadece 3 dakika Reiki verme şansınız olduğunu varsayalım.
Saatinizi ya da telefonunuzun saatini kurun. Reiki yapmaya/vermeye niyet ettikten sonra bakın elleriniz nerelere gidiyor, nereden bedeninize enerji vermek istiyor, o bölgede ne kadar kalmak istiyor ve o bölgelerden kendinize Reiki verin.
Başın üzerinden Reiki vermeyin. Orası enerji ile, Kaynak ile ana bağlantımız.
Bakın elleriniz nerelere gitmek istiyor.
Gözler?
Şakaklar?
Kulaklar?
Başın arkası?
Boyun?
Göğüs?
Karın bölgesi?
Bel?
Kasıklar?
Dizler?
Reiki verirken genelde 2 elimizi kullandığımızı, tek elle de Reiki verebileceğimizi hatırlayın.
Su içmeyi hatırlayın. Bu kısa çalışma öncesi ve sonrası ellerinizi yıkama imkanınız varsa yıkayın.
Kuvvetiniz bol, hem Reiki'nin, hem suyun şifalı gücü sizinle olsun.
28 Temmuz 2014 Pazartesi
Güneş Tutulması...
Bugün ne yapmayı seçeceğim?
Bugüne kadar kaçırdığım fırsatlara mı yanacağım? Elimdekini alan, beni yaralayan, fırsatlarımı
çalanlara kızmaya devam mı edeceğim?
Daha iyisi olabilir diye yakınmaya devam mı edeceğim?
Bugün ne yapmayı seçeceğim?
Babam ben doğduğumda benim şu anda olduğum yaşlardaymış. Yeni bir canın mesuliyetini aldığı yaşlar
benim bu yaşamı boşa mı harcadım diye sorguladığım yaşlar.
Bu yaşamda yapmak istediklerimi gerçekleştirmeye vaktim yetmeyeceği
hissine kapılırım bazen. Bir korku alır beni. Bir panik hissi. Bir atak gibi gelir ve beni sarar. Bu hissin kaynağı benim düşüncelerim
olabilir. Bu hissin kaynağı benim önümü kapatan başka bir enerjinin bende
doğurduğu düşünceler, hisler olabilir.
Yaşamımdaki
her olumsuzluğun çıkış noktası benim zihnim olmayabilir.
Yine de her olumsuzluğu dağıtabilme gücü benim seçimlerimde.
Gerçekten üzerimize bazen öyle bir olumsuz enerji gelir ki
kafamızı kaldıramayız. Gün kapkara
görünür. Herşey ama her şey karanlık
görünür. Güneş karanlık, dostlar
karanlık, gün karanlık, gece zifiri. Böyle anlar var. Varlar.
Bazen bir şey, bir enerji her şeyi bize karanlık gösterir. Bazen o her neyse etrafımızdaki her şeyin enerjisini
emer. O his gerçektir. Olay gerçektir. Yani bana “Zeynep çık bu olumsuz
düşüncelerden,” derseniz, yapamam.
Yapamam. Yapacak enerjim yoktur.
Siz pırıl pırıl güneşi görünce bendeki güneş tutulmasını nasıl
anlayacaksınız? Güneş tutulmaları
vardır.
Güneş tutulmaları vardır ve güneş tutulmalarının özelliği - sonsuza
kadar sürmezler. Geçerler. Sadece zifiri
güneş tutulmalarında güneşin tekrar etrafı aydınlatacağını unuturuz bazen. Karanlıkta geçen günler güneşin doğacağını
bize unutturur. Hatırlamak zorlaşır. Güneş tutulmalarını değiştiremeyiz.
Güneşle, ayla, dünyayla savaşamayız.
İnsan olarak doğamız bu düzenin içinde var olmak. İşte ruhun güneş tutulmaları da savaşmak için
değildir. Sabretmek içindir. Beklemek içindir. Geçmesini beklemek için.
Doğduysak bir nedeni var. Nefes almaya devam ediyorsak göreceklerimiz
var. Yaşayacaklarımız ve yapmamız gerekenler var. Güneş tutulmalarına aldanmadan, kanmadan o izi
sürmeye devam etmek için doğduk. Bu
sözleri ezbere kabul etmek zor. Kim demiş
ki? Doğru olduğunu gören mi var? Hepsi bizi oyalamak için bir kandırmaca olabilir
mi? Ya aldanıyorsak, ya geçekten güneş
kaybolduysa. Aldanmış olabiliriz, değil
mi?
Değil. Hayat öyle
beklenmedik anlarda öyle kapılar açıyor ki, insan olduğu yerde dizlerinin
üzerine çökmek ve şükretmek istiyor. Bu
hissi hiç yaşadınız mı? Öyle bir şey
olur ki, ayakta duruyorsunuzdur ve bir anda sanki dizlerinizin bağı çözülür ama
daha ötesi sanki bir şey sizi yere çeker. Dizlerinizin üzerine çökmek hatta
secdeye varmak istersiniz. Kimi zaman da
yaparsınız. Nasıl olduğunu anlamadan. Şükredilecek anlar bir anda gelir. Güneş
tekrar bir anda doğar. Yaşama sevinci
bir anda sanki her damlası ile sizi yeniden yaratan bir şelale gibi tüm
varlığınızı doldurur. Aniden.
Ben bu dünyaya neden geldim? Neden doğdum? Artık inandığım gibi neden doğmayı
seçtim? Neden Zeynep, neden Türkiye,
neden İstanbul ve Ithaca ve Malatya ve Elazığ ve Fethiye? Neden Çelikhan, neden
Şövalye Adası?
Yaşamamız gereken yaşam kolay olmayabilir. Gerçek mutluluk kolaylıktan çok yapmamız
gerekeni yapmış olmanın verdiği muadili olmayan doyumdan geliyor. Sihrini iliklerimize kadar hissettiren.
Her nefes sonraki an için bir hazırlık, bir kutlama, bir
heyecan. Her nefes yaşam denen macera
için. Nefes olduğu sürece var olan.
Labels:
aydınlık,
bireysel gelişim,
enerji,
Fethiye,
gelecek,
güneş tutulması,
Ithaca,
Kader,
karanlık,
karar,
Kişisel Gelişim,
nefes,
sabır,
seçim,
yaşam,
Zeynep Kocasinan
21 Temmuz 2014 Pazartesi
19 Temmuz'larda Kıbrıs...
19 Temmuz 2014 Cumartesi akşamı özel bir toplantıya katılma şansım oldu.
İzmir Alsancak Lions Kulübü, Gündoğdu Lions Kulübü ve Yarımada Çeşme Lions Kulübü Çeşme'de ortak bir toplantı düzenlediler. Lions 118-R Yönetim Çevresi 2013-2014 Dönemi Genel Yönetmenimiz Sayın Ln. Ziya Nazlı ve Değerli Eşleri Sayın Ln. Ayşen Nazlı da Alsancak Lions Kulübü'nün üyesi olarak bu toplantıya katıldılar. Toplantının çok özel bir konuğu vardı. Çok özel bir akşamda.
Toplantının konuğu Sayın Yaşar Aksoy'du. Esasında mühendis olan, iki ayrı dalda yüksek mühendis olan Sayın Yaşar Aksoy İzmir'in ve Türkiye'nin çok önemli gazeteci, araştırmacı ve yazarlarından bir Usta. 39 Kitabı var. 19 Temmuz akşamı Kıbrıs Barış Harekatı'nın 40. yılının arifesinde Sayın Yaşar Aksoy'un Kıbrıs Konferansı'nı dinleme şansına kavuşmak hep hatırlayacağım değerli bir anı olacak. Yaşadıktan sonra yaşamımızda bakış açımızı etkileyen anlar, zamanlar olur ya, onlardan biri olacak hep. Aynı saatlerde Kıbrıs'ta yıllardır yapıldığı üzere 19 Temmuz'u 20 Temmuz'a bağlayan gecede tutulan Şafak Nöbeti'ne Sayın Aksoy sayesinde sembolik olarak bizler de yüreklerimizle dahil olduk.
Bu özel geceyi düzenledikleri için İzmir Alsancak Lions Kulübü'ne ve Başkanları Sayın Ln. Hulya Karabacak'a, İzmir Gündoğdu Lions Kulübü 'ne ve Başkanları Sayın Ln. Berk Nazli'ya, İzmir Yarımada Çeşme Lions Kulübü'ne ve Başkanları Sayın Ln. Mehmet Avşaroğlu'na yürekten teşekkürler.
Sayın Yaşar Aksoy Üstadı Fethiye'de görme ve dinleme şansına kavuşmak dileğiyle.
http://haberhurriyeti.com/yasar-aksoydan-lionslara-kibris-konferansi-65571.html
İzmir Alsancak Lions Kulübü, Gündoğdu Lions Kulübü ve Yarımada Çeşme Lions Kulübü Çeşme'de ortak bir toplantı düzenlediler. Lions 118-R Yönetim Çevresi 2013-2014 Dönemi Genel Yönetmenimiz Sayın Ln. Ziya Nazlı ve Değerli Eşleri Sayın Ln. Ayşen Nazlı da Alsancak Lions Kulübü'nün üyesi olarak bu toplantıya katıldılar. Toplantının çok özel bir konuğu vardı. Çok özel bir akşamda.
Toplantının konuğu Sayın Yaşar Aksoy'du. Esasında mühendis olan, iki ayrı dalda yüksek mühendis olan Sayın Yaşar Aksoy İzmir'in ve Türkiye'nin çok önemli gazeteci, araştırmacı ve yazarlarından bir Usta. 39 Kitabı var. 19 Temmuz akşamı Kıbrıs Barış Harekatı'nın 40. yılının arifesinde Sayın Yaşar Aksoy'un Kıbrıs Konferansı'nı dinleme şansına kavuşmak hep hatırlayacağım değerli bir anı olacak. Yaşadıktan sonra yaşamımızda bakış açımızı etkileyen anlar, zamanlar olur ya, onlardan biri olacak hep. Aynı saatlerde Kıbrıs'ta yıllardır yapıldığı üzere 19 Temmuz'u 20 Temmuz'a bağlayan gecede tutulan Şafak Nöbeti'ne Sayın Aksoy sayesinde sembolik olarak bizler de yüreklerimizle dahil olduk.
Bu özel geceyi düzenledikleri için İzmir Alsancak Lions Kulübü'ne ve Başkanları Sayın Ln. Hulya Karabacak'a, İzmir Gündoğdu Lions Kulübü 'ne ve Başkanları Sayın Ln. Berk Nazli'ya, İzmir Yarımada Çeşme Lions Kulübü'ne ve Başkanları Sayın Ln. Mehmet Avşaroğlu'na yürekten teşekkürler.
Sayın Yaşar Aksoy Üstadı Fethiye'de görme ve dinleme şansına kavuşmak dileğiyle.
http://haberhurriyeti.com/yasar-aksoydan-lionslara-kibris-konferansi-65571.html
15 Temmuz 2014 Salı
Dönebileceğimiz Limanlara...
Dönebileceğimiz bir liman olduğunu bilmek maceralara atılmayı kolaylaştırır.
Keşfetme yolumuzu açan bu liman bazen gerçekten bir şehir, bazen aile, dost, arkadaş, bir insan olabilir.
Birilerinin limanı olabilmek, geri dönebileceğimiz bir yuvaya sahip olmaktan bile kıymetli olabilir. Liman olabilmeyi başarmak sevilmeyi arzulamaktan çok sevmeyi seçmektir biraz da.
İstemekten çok vermeyi.
Yine de ruh bir liman arar. Özgür olabilmek için ait olmaya ihtiyacı olur. Bir liman arar. Bazen anada, bazen babada. Sevgilide, eşde, can yoldaşında. Özlenilenlerde ve hep özlenecek olanlarda. Dünyada bulamadığında Kainatta.
Sevenleriniz ve sevdikleriniz hep çok olsun.
Keşfetme yolumuzu açan bu liman bazen gerçekten bir şehir, bazen aile, dost, arkadaş, bir insan olabilir.
Birilerinin limanı olabilmek, geri dönebileceğimiz bir yuvaya sahip olmaktan bile kıymetli olabilir. Liman olabilmeyi başarmak sevilmeyi arzulamaktan çok sevmeyi seçmektir biraz da.
İstemekten çok vermeyi.
Yine de ruh bir liman arar. Özgür olabilmek için ait olmaya ihtiyacı olur. Bir liman arar. Bazen anada, bazen babada. Sevgilide, eşde, can yoldaşında. Özlenilenlerde ve hep özlenecek olanlarda. Dünyada bulamadığında Kainatta.
Sevenleriniz ve sevdikleriniz hep çok olsun.

Labels:
Kişisel Gelişim,
Liman,
özgürlük,
Ruh,
yuva,
Zeynep Kocasinan
12 Temmuz 2014 Cumartesi
Lions'un Uluslararası Konvansiyonu'ndan
4-8 Temmuz 2014 tarihleri arasında Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği'nin Toronto'da yapılan Uluslararası Konvansiyonu'na katılma şansım oldu.
Bu Konvansiyon ile ilgili paylaşılabilecek çok şey var. Ben sizinle bu yılın yeniliklerinden olan Lionlara paylaşım alanı yaratan Lions Video Booth/Kabin'inde kaydettiğim ve Lions tarafından YouTube'da yayınlanan 2 videoyu paylaşacağım. Şimdilik.
Dünya'da 209 Ülke
de insana, doğaya, Dünya'ya hizmet etme gayreti ile bir araya gelen 1,360,000 civarında üyesi buluna Lions Ailesi'nden sevgilerle.
Video-1: http://m.youtube.com/watch?feature=youtu.be&v=R5039u70tnM&a
Video -2: http://m.youtube.com/watch?v=h1ImnGum81s&feature=youtu.be&a
www.lionsclubs.org
Bu Konvansiyon ile ilgili paylaşılabilecek çok şey var. Ben sizinle bu yılın yeniliklerinden olan Lionlara paylaşım alanı yaratan Lions Video Booth/Kabin'inde kaydettiğim ve Lions tarafından YouTube'da yayınlanan 2 videoyu paylaşacağım. Şimdilik.
Dünya'da 209 Ülke
Video-1: http://m.youtube.com/watch?feature=youtu.be&v=R5039u70tnM&a
Video -2: http://m.youtube.com/watch?v=h1ImnGum81s&feature=youtu.be&a
www.lionsclubs.org
Labels:
Booth,
Club,
Fethiye Lions,
Kulübü,
Lions,
Mugla,
Toronto,
Uluslararası Konvansiyon,
Video,
Zeynep Kocasinan
11 Temmuz 2014 Cuma
Dengeyi Keşfetmek...
Ay'ın farklı dönemlerinin bizlerin üzerindeki etkileri farklı farklı olabilir. Genel etkilerden bahsedilebilir ama bunu yapmaktan genelde çekinirim. Hepimiz çok farklı etkiler altındayız. Yaşamımız, işimiz, yaşadığımız şehir, çevremizdeki insanlar.
Esas olan günün, güneşin ve ayın, doğanın üzerimizdeki, kendi üzerimizdeki etkilerinin farkında olmak. Önümüzdeki bir yılı bu fark etmeye niyet ederek yaşamanızı dilerim.
Kendi ritmimizi, kendi düzenimizi fark ettiğimizde aradığımız veya ihtiyacımız olan dengeyi bulmak kolaylaşıyor gibi.
Labels:
ay,
bireysel gelişim,
denge,
doğa,
etki,
güneş,
Kişisel Gelişim,
niyet,
Zeynep Kocasinan
7 Temmuz 2014 Pazartesi
Işık
Saygı ve sevgilerimle.
5 Temmuz 2014 Cumartesi
4 Temmuz 2014 Cuma
Neyitinizin Gücü
Yaşamda güzellikleri keşfetmeye niyet edeceğimiz günlere.
Ramazan ayının niyetin gücünü ve önemini fark etme yolunu da açmasını dilerim.
Ramazan ayının niyetin gücünü ve önemini fark etme yolunu da açmasını dilerim.
Labels:
bireysel gelişim,
dilek,
güzellikler,
Kişisel Gelişim,
niyet,
Ramazan,
Zeynep Kocasinan
1 Temmuz 2014 Salı
Hatırlayın...
Nefes almayı ve su içmeyi dikkate almak, (unutulur mu demeyin oluyor gerçekten,) hatırlamak ve bizi üzen insanlardan uzak durmak kendimizi iyileştirmek için yapabileceğimiz en etkili 3 şey olabilir.
Sağlıklı günler sizinle olsun.
Sağlıklı günler sizinle olsun.
30 Haziran 2014 Pazartesi
Neredeyim?
Bir şeye dikkat edecek olsam o da başkalarının enerjisini bilerek veya farkında olmadan alıp almadığım olur.
Niyetimle kendime engel olurum. Zararsız olma niyetimi tazelerim. Faydalı olma niyeti ayrı bir derya dünyadır; bununla birlikte enerji dünyasında ilk olumlu adım zarar vermeyi bırakmakla başlar.
Kimsenin enerjisini, kuvvetini, canını almaya hakkım yok. Aynen hırsızlık gibi bunun da vebali var. Rızasız aldığım enerji er geç benden çıkar. Aldığım insan zarar gördüyse o kişiye borcum başlar.
Başta bilmiyordum, fark etmiyordum. Ellerim, kollarım uzanıvermiş başkalarına. Üzmüşüm mesela, enerjisi bana akmış. Kötü niyetle bilerek yapılanından bahsetmiyorum. Fark etmediğimiz akışlardan, alışlardan bahsediyorum. Esasında her zaman fark edebildiğimiz. Enerjimiz neler yapıyorsa ondan sorumluyuz.
İşin acı tarafı en çok kuvvet aldıklarıma bunu yapmışım, bildikleri, fark edebildikleri halde şikayet etmemişler, yakınmamışlar. Ben fark etmeye başlayınca hissettiğim şaşkınlık ve biraz da utançla kendime hakim olmayı seçtim sanırım. Kaynağın Tanrı olduğunu hep hatırlamak gerektiğini bildim.
İster enerji çalışması yapıyor olun, ister daha mutlu, sağlıklı yaşam için farklı bireysel gelişim teknik ve yaklaşımlarını kullanıyor olun, hep Evren'in sonsuz kaynağına bağlanmayı seçin. Yüreğinizin ve ruhunuzun huzuru için niyetiniz bu olsun.
Yardım edenleriniz, destek verenleriniz çok olsun; size akan sevgiyle, rıza ile aksın.
Sonsuz bereket sizinle olsun.
Niyetimle kendime engel olurum. Zararsız olma niyetimi tazelerim. Faydalı olma niyeti ayrı bir derya dünyadır; bununla birlikte enerji dünyasında ilk olumlu adım zarar vermeyi bırakmakla başlar.
Kimsenin enerjisini, kuvvetini, canını almaya hakkım yok. Aynen hırsızlık gibi bunun da vebali var. Rızasız aldığım enerji er geç benden çıkar. Aldığım insan zarar gördüyse o kişiye borcum başlar.
Başta bilmiyordum, fark etmiyordum. Ellerim, kollarım uzanıvermiş başkalarına. Üzmüşüm mesela, enerjisi bana akmış. Kötü niyetle bilerek yapılanından bahsetmiyorum. Fark etmediğimiz akışlardan, alışlardan bahsediyorum. Esasında her zaman fark edebildiğimiz. Enerjimiz neler yapıyorsa ondan sorumluyuz.
İşin acı tarafı en çok kuvvet aldıklarıma bunu yapmışım, bildikleri, fark edebildikleri halde şikayet etmemişler, yakınmamışlar. Ben fark etmeye başlayınca hissettiğim şaşkınlık ve biraz da utançla kendime hakim olmayı seçtim sanırım. Kaynağın Tanrı olduğunu hep hatırlamak gerektiğini bildim.
İster enerji çalışması yapıyor olun, ister daha mutlu, sağlıklı yaşam için farklı bireysel gelişim teknik ve yaklaşımlarını kullanıyor olun, hep Evren'in sonsuz kaynağına bağlanmayı seçin. Yüreğinizin ve ruhunuzun huzuru için niyetiniz bu olsun.
Yardım edenleriniz, destek verenleriniz çok olsun; size akan sevgiyle, rıza ile aksın.
Sonsuz bereket sizinle olsun.
Labels:
bireysel gelişim,
borç,
destek,
enerji,
Evren,
kaynak,
Kişisel Gelişim,
kuvvet,
Reiki,
sonsuz,
şifa,
Tanrı,
yürek,
zarar,
Zeynep Kocasinan
29 Haziran 2014 Pazar
Özgürce...
Başlayacak olan yeni haftada,
Biten ve geride kalması gereken herşeyi geride bıraktığımız,
Taze başlangıçlara, yürekle ve enerji ile yapmamız gerekenleri yapmaya hazır olduğumuz,
Bizi besleyecek sınırsız enerji kaynağına bağlandığımız ve hayatımızdaki insanları özgür bırakabildiğimiz,
Keşif dolu, merak dolu, sevgi dolu günler diliyorum.
Labels:
başlangıç,
geride bırakma,
hazır,
keşif,
merak,
taze,
Zeynep Kocasinan
28 Haziran 2014 Cumartesi
Yargılamak, yargılamamak...
Bir gün içinde yaşam hem "Ne harika insanlar var," hem "Ne kadar acımasız ve kötü niyetli insanlar var," dedirtiyor. Ardı ardına. Önce biri, sonra diğeri, sonra tekrar başka biri.
Hani kimseyi yargılamayacaktık? Yargılamadan bakmak kolay değil. Hele can yanınca. İnsanlar dünyası.
Yine de çoğunluk iyi. Bugün bunu gösterdi tekrar.
Bu güzel Ülke'nin insanları iyi.
Çoğunluk temiz yürekli, yardımsever, anlayışlı. Terbiyesiz, sabırsız, saygısız, zarar veren, benciller var, yok değil, bugün olmadık şekilde karşıma çıktılar, bir insan nasıl böyle olabilir dedirtten. Ama günün sonunda sevgi veren, ince düşünceli, iyi yürekli, şefkatli, yardımsever, dürüst olanlar çok daha fazla.
Günün sonunda hesap fazlası ile artıda.
Ve bu beni bu gece mutlu ediyor. Mutlu eden insanlar mutsuz edenlerin yarattığı üzüntüyü yıkayıp atıyor.
Yaradan yüreği sevgi ile dolu olanlara, sevgiyi yaşatma gayreti ile yaşayanlara kuvvet versin.
Ya diğerleri? Onların var oluşlarının da vardır elbet bir hikmeti. Akla gelen az ve uzak olmaları dileği.
Yaşam yolumuz neşe, keyif, sevgiyle açık olsun. Yaşam aydınlık can'larla buluştursun.
Hani kimseyi yargılamayacaktık? Yargılamadan bakmak kolay değil. Hele can yanınca. İnsanlar dünyası.
Yine de çoğunluk iyi. Bugün bunu gösterdi tekrar.
Bu güzel Ülke'nin insanları iyi.
Çoğunluk temiz yürekli, yardımsever, anlayışlı. Terbiyesiz, sabırsız, saygısız, zarar veren, benciller var, yok değil, bugün olmadık şekilde karşıma çıktılar, bir insan nasıl böyle olabilir dedirtten. Ama günün sonunda sevgi veren, ince düşünceli, iyi yürekli, şefkatli, yardımsever, dürüst olanlar çok daha fazla.
Günün sonunda hesap fazlası ile artıda.
Ve bu beni bu gece mutlu ediyor. Mutlu eden insanlar mutsuz edenlerin yarattığı üzüntüyü yıkayıp atıyor.
Yaradan yüreği sevgi ile dolu olanlara, sevgiyi yaşatma gayreti ile yaşayanlara kuvvet versin.
Ya diğerleri? Onların var oluşlarının da vardır elbet bir hikmeti. Akla gelen az ve uzak olmaları dileği.
Yaşam yolumuz neşe, keyif, sevgiyle açık olsun. Yaşam aydınlık can'larla buluştursun.
Labels:
can,
mutlu,
mutsuz,
oluş,
terbiye,
yargı,
yargılamak,
Zeynep Kocasinan
19 Mayıs 2014 Pazartesi
"Be and Let Be"
Özgür irade ile yapmak istediklerimizi nasıl gerçekleştiririz sorusuna bir ekolün cevabı "Be and Let Be"dir. Bazen yanlış anlaşılan bu kavramı "Ol ve Bırak İstedikleri Gibi Olsunlar" olarak tercüme edebiliriz.
Bu kavramın özü şu yolu önerir: Başkalarını kendi yapmak istediğin ve uygun bulduğun şeyleri yapmaya 'zorlama'. Bunu manipülasyon, duygu sömürüsü, kaba kuvvet, elindeki uygunsuz olabilecek güçler ile yapma. İstedikleri gibi olma haklarına müsaade et.
Tabii ki yasal haklardan, sınırlardan bahsetmediğimiz, yasal özgür alanımız içindeki halimizden bahsettiğimi söylemeye gerek yoktur.
Başkalarına istedikleri gibi olma, davranma hakkını vermek özgür iradeye saygının gereği. Çok basit örnekten daha zorlu örneklere, arkadaşımın sarımsak sevmeme hakkı ile benim işkembe çorbası sevgim her ikimizin de yaşama imkanı bulması gereken seçimlerimiz.
İkimizde istiyorsak ne o bana engel olmaya çalışmalı ne ben ona sarımsak sevdirmek için zor kullanmalıyım. Manipülatif yani duygu sömürüsü içeren ısrar hariç önermek, teklif etmek hayır cevabına ve hayır cevabını kabul etmeye hazır olduğumuz sürece.
"Be and Let Be"nin belki benim için en can alıcı farkındalığı şu. Bazen en yakınımızdaki kişi ile yapmak istediklerimiz farklı olacak. Mesela biz denize girmek isterken o dağa tırmanıp Fethiye'nin Baba Dağı'ndan atlayış yapmak istiyor olacak. Ben denizden o dağdan vazgeçip biraraya geliyorsak bu 'varlığı' sürdürmek, var olmak mümkün değil. Bu içimizde bir ölüş olabiliyor. Ama her ikimiz ayrı ayrı dağı ve denizi yaşıyor, yaşayabilir, birbirimize bu isteği yaşama hakkı veriyor ve ikimizin de istediği ortak alanlar yaratabiliyorsak ikimiz de hayat buluyoruz. Gerçekten yaşıyoruz.
Kendimizi ve başkalarını 'iptal ederek' yaşamak, yaşamak değil.
İstediklerimizi yapmak ve istediğimiz gibi olmak başkalarının istediklerini yapma ve istedikleri gibi olma haklarını korumayı başardığımızda etik, enerjik olarak adil.
Bu konu ile ilgili fotoğraf seçerken Fuji-yama geldi. Doğanın gücünün, desteğinin sizlerle olması dileğiyle.
Bu kavramın özü şu yolu önerir: Başkalarını kendi yapmak istediğin ve uygun bulduğun şeyleri yapmaya 'zorlama'. Bunu manipülasyon, duygu sömürüsü, kaba kuvvet, elindeki uygunsuz olabilecek güçler ile yapma. İstedikleri gibi olma haklarına müsaade et.
Tabii ki yasal haklardan, sınırlardan bahsetmediğimiz, yasal özgür alanımız içindeki halimizden bahsettiğimi söylemeye gerek yoktur.
Başkalarına istedikleri gibi olma, davranma hakkını vermek özgür iradeye saygının gereği. Çok basit örnekten daha zorlu örneklere, arkadaşımın sarımsak sevmeme hakkı ile benim işkembe çorbası sevgim her ikimizin de yaşama imkanı bulması gereken seçimlerimiz.
İkimizde istiyorsak ne o bana engel olmaya çalışmalı ne ben ona sarımsak sevdirmek için zor kullanmalıyım. Manipülatif yani duygu sömürüsü içeren ısrar hariç önermek, teklif etmek hayır cevabına ve hayır cevabını kabul etmeye hazır olduğumuz sürece.
"Be and Let Be"nin belki benim için en can alıcı farkındalığı şu. Bazen en yakınımızdaki kişi ile yapmak istediklerimiz farklı olacak. Mesela biz denize girmek isterken o dağa tırmanıp Fethiye'nin Baba Dağı'ndan atlayış yapmak istiyor olacak. Ben denizden o dağdan vazgeçip biraraya geliyorsak bu 'varlığı' sürdürmek, var olmak mümkün değil. Bu içimizde bir ölüş olabiliyor. Ama her ikimiz ayrı ayrı dağı ve denizi yaşıyor, yaşayabilir, birbirimize bu isteği yaşama hakkı veriyor ve ikimizin de istediği ortak alanlar yaratabiliyorsak ikimiz de hayat buluyoruz. Gerçekten yaşıyoruz.
Kendimizi ve başkalarını 'iptal ederek' yaşamak, yaşamak değil.
İstediklerimizi yapmak ve istediğimiz gibi olmak başkalarının istediklerini yapma ve istedikleri gibi olma haklarını korumayı başardığımızda etik, enerjik olarak adil.
Bu konu ile ilgili fotoğraf seçerken Fuji-yama geldi. Doğanın gücünün, desteğinin sizlerle olması dileğiyle.
16 Mayıs 2014 Cuma
2014 Yılı Yaz Dönemi Yaratıcılık Çalışmalarımız başlıyor
2014 yılı Yaz Dönemi Yaratıcılık Çalışmaları başlıyor.
Yaratıcılık sadece sanat değildir. Yaratıcılık çözüm bulma, çözüm üretme, yaşamı okuma yolumuzdur.
Arzu ettiğimiz bir yaşam, isteklerin hayat bulma yolunu açabilmek için düşüncelerimizin, duygularımızın, yaratıcılık gücümüzün önünü açmak en değerli anahtarlardan biri.
Kendinizi keşfetmeye, bulmaya devam etme yolunuzda yaratıcılık çalışmaları sizin için doğru adım olarak geliyor gelin bize katılın.
Fethiye'de düzenlenecek olan gruplardan birine katılmak ve detaylar için
Zeynep.Kocasinan@gmail.com eposta adresinden bilgi alabilirsiniz.
Labels:
bireysel gelişim,
çözüm,
ders,
duygu,
düşünce,
eğitim,
Fethiye,
grup,
keşif,
Kişisel Gelişim,
sanat,
Yaratıcılık,
yaşam,
Zeynep Kocasinan
Ağır Hastalara ve Hayati Riski Olanlara Enerji
Özellikle ağır hasta ve hayati riski olan kişilere enerji gönderirken, Reiki gönderirken özel bir hassasiyet göstermek gerektiğini hatırlayalım.
Suyun hem şifa, can, hayat veren gücünü, hem yaşamı yok edebilen, önüne aldığını götüren gücünü hatırlayalım. Enerji genelde su gibidir. Suyu anlıyorsanız enerji ile çalışmak çok kolaylaşır.
İhtiyaç duyulduğunu düşündüğünüz kadar enerji verin. Fazla her zaman daha iyi demek değildir. Gerçekten bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorsunuz. Bazen çok ağır bir duruma sizin karışmanız uygun olmayabilir, doğru olmayabilir. An'ı, olayı, durumu hissetmeye çalışarak hareket edin.
Her can'ın, her ruhun gönderdiğiniz enerjiyi seçerse, isterse, ihtiyacı varsa ve ihtiyacı olduğu kadar kullanması niyetleriniz arasında olabilir.
Yaradan yapmamız gerekenleri fark etmeyi ve yapmayı nasip etsin.
Suyun hem şifa, can, hayat veren gücünü, hem yaşamı yok edebilen, önüne aldığını götüren gücünü hatırlayalım. Enerji genelde su gibidir. Suyu anlıyorsanız enerji ile çalışmak çok kolaylaşır.
İhtiyaç duyulduğunu düşündüğünüz kadar enerji verin. Fazla her zaman daha iyi demek değildir. Gerçekten bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorsunuz. Bazen çok ağır bir duruma sizin karışmanız uygun olmayabilir, doğru olmayabilir. An'ı, olayı, durumu hissetmeye çalışarak hareket edin.
Her can'ın, her ruhun gönderdiğiniz enerjiyi seçerse, isterse, ihtiyacı varsa ve ihtiyacı olduğu kadar kullanması niyetleriniz arasında olabilir.
Yaradan yapmamız gerekenleri fark etmeyi ve yapmayı nasip etsin.
14 Mayıs 2014 Çarşamba
Milletimizin Başı Sağolsun
Ülkemizi acıya boğan Soma maden faciası nedeni ile, hayatını kaybeden Madencilerimize Tanrı'dan rahmet, Yaralılara acil şifa ve Ailelerine sabır, kuvvet, dayanma gücü diliyorum. Henüz haber alınamayan Madencilerimizin yaşama tutunabileceklerini, bulunarak yaşama dönebileceklerini umut etmeyi bırakamıyorum. Uzaktan bile taşıması bu kadar zor gelen bir acının Soma'da ve Aileleri ve sevenleri tarafından nasıl yaşanabileceğini hayal bile etmeye korkuyorum. Acıyı umutla hafifletmeye çalışıyorum.
Milletimizin başı sağolsun. Bugünden itibaren yapmamız gerekenleri, yapabileceklerimizi yapma gücü, destek olabilme gücü versin.
Milletimizin başı sağolsun. Bugünden itibaren yapmamız gerekenleri, yapabileceklerimizi yapma gücü, destek olabilme gücü versin.
10 Mayıs 2014 Cumartesi
Yol
Yaşam yolunda bizi bekleyenleri sadece düşünce ve duygularımız belirlemiyor olabilir ama Louise Hay'e kulak vermek bana hep iyi gelir:
"Yaşamın akışının beni yalnızca en iyi olacak yöne götüreceğine inanıyor ve güveniyorum."
Labels:
duygu,
düşünce,
göz,
güven,
Louise Hay,
olumlama,
yol,
Zeynep Kocasinan
29 Nisan 2014 Salı
Sözler
Her zaman emin olamasam da ağzımdan çıkan kelimelerin karşımdaki insanı haksızlığa uğratmadığından emin olmak istiyorum.
Sadece olumlu şeyleri söylemekten bahsetmiyorum. Sadece övmekten bahsetmiyorum.
Doğruları söylemekten kaçmaktan bahsetmiyorum. Doğrular bazen acı olabilir.
Her ne söylüyorsam bunu hangi niyetle ve nasıl söylüyorum?
Ezmek, küçültmek, küçük düşürmek, haksız çıkarmak, kendimi haklı çıkarmak, üzmek için söylüyorsam, bu olumsuz dalga önce karşımdakini etkiliyor gibi görünse de bumerang gibi bana geri dönecektir.
Kelimeleri hep güçlerinin ve önemlerinin farkında olarak kullanmak niyetiyle.
Labels:
güç,
kelime,
olumlu söz,
övgü,
Söz,
Zeynep Kocasinan
28 Nisan 2014 Pazartesi
Mucize
Labels:
Miracle,
mucize,
sürpriz,
tesadüf,
Zeynep Kocasinan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)























