İnternet Sitesi

www.zeynepkocasinan.com

13 Mart 2008 Perşembe

Öğrenci Hazır Olduğunda Öğretmen Gelir



Kasım ayında tesadüfen televizyon kanallarından birinde bir filme rastladım. Çok sevdiğim bir kitabın filmiydi bu ve aynı ad ile yayınlanıyordu: “Tanrı ile Sohbet.” Kitabın yazarı Neale Donald Walsch. Film birinci kitabın konusunu içeriyordu. Daha sonra Tanrı ile Sohbet 4 kitaplık bir seri oldu. Walsch’ın başka kitapları da çıktı.

Sanırım bundan 3-4 yıl önceydi, İstanbul’da tanıştım Neale Donald Walsch ile. Filmde mükemmel şekilde canlandırıldığı gibi bu Amerikalı yazar, yaşamında her şeyin ama her şeyin ters gittiği günlerden, Tanrı ile iletişimini çok özgür ve yürekten bir noktaya çıkararak yaşam yolunu bulmuş ve bunu dünya ile paylaşmıştı. Kitaplarındaki yürekten samimiyeti kendisini görünce de hissetmiştim. Tüm anlattığı aşamaları, zenginliği ve fakirliği ve hastalığı ve işsizliği ve uyanışı, silkinişi adım adım yaşamıştı. Bu kitabı ve filmini ben de yürekten tavsiye ediyorum.

Ben çok şanslıydım. Karşıma tam ihtiyacım olan anlardan hem çok iyi ve benim için doğru hocalar çıktı. “Öğrenci hazır olduğunda öğretmen gelir” derler bundan mı bilmem ama, dünyanın tanınmış bir çok hocası ve yazarı ile tanışma ve çalışma şansı buldum ve çalışmaya devam ediyorum. Belki farklı yabancı dilleri biliyor olmam bunu kolaylaştırdı. Belki de Türkiye’de kişisel gelişim üzerine çalışan çok fazla hocamız da yoktu zamanında.

Ancak son beş, on yıldır bu konuda büyük gelişme gösterdiğimizi düşünüyorum. Çok farklı akademik alt yapılardan çok farklı hoca eğitimler, dersler veriyor, çalışmalar yapıyor artık. Prof.Dr. Doğan Cüceloğlu’nun Türkiye’de yeni bir dönemi açan hocalardan olduğunu düşünüyorum. Kitapları “İyi Düşün Doğru Karar Ver”, “Yeniden İnsan İnsana”, “Mış Gibi Yaşamlar”, “İçimizdeki Biz” ve birçok başka kitabı var yıllardır tekrar tekrar okuduğum. Bana üniversiteye başladığım yıllarda okuduğum ünlü Amerikalı yazar Scott Peck’in kitaplarından aldığım tadı ver Doğan Cüceloğlu’nun kitapları. Herkes okumalı diye düşünüyorum.

Kişisel Gelişim çok geniş bir konu. Bu konuda Çocuk Psikiyatristi Prof. Dr. Yankı Yazgan, Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu ve Prof.Dr. Üstün Dökmen gibi akademik bir geçmişten gelen hocalar olduğu gibi, yine kişisel gelişim konusunda güzel çalışmalar yapan ve farklı ekollerden gelen hocalarımız, yazarlarımız da var, Nil Gün ve R.Şanal Gülseli gibi. İnsanın gelişimine gönül vermiş bu hocalarımızın ve yazarlarımızın kitapları ve çalışmaları gerçekten dikkate alınmaya değer.


Yaşamın Çekim Yasası

Nil Gün kişisel gelişim konusunda eskinden beri muhtelif çalışmalar yapan değerli bir hoca. Olumlamalar ile hastalıkların zihinsel nedenlerini ortadan kaldırmak için çalışan ünlü yazar Louise L. Hay’ın kitaplarının Türkçe’ye çevrilmesinde Nil Gün’un gösterdiği gayret yıllar öncesinde beni O’nu okumaya iten ana faktörlerden biridir. İngilizce’yi iyi bildiğim için kendin birçok kitabı yurtdışından alabiliyor ve okuyabiliyordum. Ancak yabancı dil bilmeyen arkadaş, dost ve öğrencilerin kaynak bulmakta zorlanması beni üzerdi. Son on yılda bu konuda çok yol kat ettik. Artık gerek yabancı yazarların tercümelerini bulmak mümkün, hem de bu konuda yazan Türk yazarlarımız da çok.

Kuantum düşünce üzerine yazan R.Şanal Günseli’yi de dinleme fırsatı bulduğum bir fuarda, Nil Gün ile konuşma ve kendisini dinleme fırsatı buldum. Şimdi gelin bir de Nil Gün’ün hatırlatmaları ile Çekim Yasası’na ve yaşama tekrar bir göz atalım:

- Evren her şeye “evet” der. Ben başarabilirim, dersen başarırsın.
- Söz, düşünce, duygu ve davranışlar bizi etkiliyor.
- Sadece niyet yeterli olmaz. Davranışların ile niyetini göster. Çünkü başkaları bizi davranışlarımıza değerlendiriyor.
- Evren “evet” der. Gelecek zaman kullanma ifadelerinde. “İstiyorum” dersen sadece, isteme aşamasında kalabilirsin. Sözün büyüsü var. Yapıyorum, de. Oluyor, de.
- Olumsuz şeyleri duygusal yatırım yapmadan dile getirebilirsin. Aksi takdirde uzak dur.
- Değerlendir ama yargılama. Yargıladığımızda, yargıladığımız özelliği kendimize çekiyoruz.
- Kıskançlık ile Evren’e “o bende yok” mesajını veriyoruz. Evren bunu onaylıyor.
- Ne yaparsak kendimize yapıyoruz.
- Bizler özde biriz. Aynı okyanustan gelen ama farklı şekilli kaplarda dondurulmuş buzlar gibiyiz.
- Hayatınıza gelen olaylara dikkat edin. Mesajı aldığınızda tekrar eden olaylar biterler.
- Ağrılar sinyaldir.
- Bu dünyadaki öncelikli amacımız kendimizi tanımak olmalı.
- Sen enerjini artırdığında, eskiler, düşün frekanslar hayatından çıkar.
- Enerjisi yüksek insanlar ile bir arada olmak için enerjini yükseltmen gerek!
- Enerjini yükseltmek için: Aktif teslimiyet içinde ol, Olumlu Düşün, Ver-Paylaş.
- Neye ihtiyacın varsa, onu ver. Para ver, sevgi ver, zaman ver.
- Tohum ek ki, çiçek açılsın.
- Doğada her şey önce veriyor, insan hariç.
- “Param yok” sözünü hayatından çıkar.
- Kendini sevmek kendini beğenmişlik değil. Sen kendini sevmiyorsan, ben niye seveyim.
- Sen seni sevmesini istediğin kişiyi sev.
- Şükran duy, Şükret. Düşün, hiç teşekkür etmediğin bir arkadaşın sana ne kadar süreyle vermeye, yardım etmeye devam eder?
- Hayatın amacı çekirdeğindeki potansiyeli hayata geçirmektir.
- Hayatında nelere şükran duyuyorsun? Evin, yiyebildiğin yemek, ailen, arkadaşların, bu konuşmayı dinleyebiliyor olman? Şükür duymayınca bir şey gelmez.
- Kızgınlık içinde isen yumruğunu sallıyorsan, avucun kapalı demektir. Almaya hazır değilsin demektir. Avucun açıksa almaya hazırsın.
- Niçin değil nasıl diye sor. Nasıl çözebilirim diye sor. Olduğun yerden bir basamak üste çık ve bak. Belki o zaman daha rahat görebilirsin.
- Bil ki, hayatımıza giren her insan bir armağan getirdi. Armağanı görürsen sen gelişirsin. Her insan bir özelliği gösteriyor.
- Biz birbirimiz eğitmeye geldik. Kimse bizi mutlu etmek için gelmedi.
- Mutlu insan sen ol ve yay. Mutluluğun iyileştirici gücü var.
- Sorun: Bu yaşamı cennete çevirmek için ne yapabilirsiniz ve cennet için cehennemden geçmek gerekmiyor.
- Öncelikler sıranda sen kaçıncı sıradasın?
- Sağlıklı şekilde “ben” diyemeyen “biz” olamıyor. Ben ol, sonra biz ol ve BİR ol.
- Hayatınızın mimarı sizsiniz. Enerjimiz devasa ama biz kırıntılar ile yaşıyoruz. Saraydayız ve sarayın bodrumunda bir tek odada yaşıyoruz.
- Kendinizi sevmek anahtar. Kendinizi sevmeye söz verin ve tekrar edin: “Kendimi sevmeye söz veriyorum ve kendimi seviyorum.”

Kuantum Düşünce Tekniği Ne Diyor?

“Kuantum Düşünce Tekniği”, “Kuantum Olumlama” ve “Kuantum Sıçrama” adlı üç kitabı var R. Şanal Günseli’nin. “Kuantum Sıçrama” en son çıkan kitabı. Bu kitaptan hemen bir ay sonra Ferhan Efeçınar’ın “Kuantum Sıçraması” kitabı çıktı. Bu kadar kısa süre ile kuantum ile ilgili neredeyse adları aynı olan iki kitabın çıkması, konunun artık ilgi çektiğinin bir işareti sanırım.

Ben Kuantum Fizikçi Dr. Fred Alan Wolf’u Eylül 2007’de dinlemiş ve bakış açısından ve aynı zamanda kişiliğinden çok etkilenmiştim. Şanal Bey’in her üç kitabı da Türkçe olarak yazılmış çok güzel çalışmalar. R.Şanal’da Dr. Wolf gibi çekim yasasının önemli olduğunu ama bunu hayata geçirmek için kuantum düşünce yapısından faydalanmak gerektiğini vurguluyorlar.

Kasım 2007 ayında İstanbul’da düzenlenen fuarda, R.Şanal’ı keyifle dinledim ve konuşmasından bazı noktaları sizlerle paylaşmak istiyorum:

· Elimizden bir şey gidiyorsa, bunu sevinerek beklemek lazım; yerine hası geliyor demektir.
· Hem bir şey olacağız, hem hiç olduğumuzu bileceğiz.
· Bir şeyi bilmek sınır koyar. Her şey her an değişir. Bu tek prensiptir.
· Kuantum da ortaya çıkmıştır ki gözlemleyen kişi, gözlemlediği gerçeği değiştirir.
· Her şeyi “siz” yapıyorsunuz. Deyin ki “İstemediğim şeyleri ben yaratmışsam, ben değiştiririm.”
· Biz dersi öğrenmek için buradayız. Öğrenmiyorsak bir şeyler ters gidiyor. Deneme alanına aç kendini. Dene. Probleminle sohbet et.
· Yaşam bizim seçimlerimiz ile Tanrı’nın bizim için seçtiklerinin dansı.
· Katı planlama konuşmalarını bırak, kendini bırak ve akışa uy.
· Yalnızlıktan yakındığında bil ki, yalnızlık yalınlık, saflık ve yaratıldığı gibi olmaktır. Yalınlık sıfır noktası dediğimiz en üst noktadır.
· Yalnızlıkta, bağlantısızlıkta içindeki gücünü hisset.
· Sevgi almak vermek ışık yaratır, taşır. Yaşayarak anlam keşfetmek ışık taşır.
· Hata yapmak Tanrısal olmanın parçasıdır, bir boyutudur. Hata yapmak, geri bildirim almaktır.
· Her şeyin bir zamanı, süreci ve gücü var. Bunu bilirsen kayıptan korkmazsın.
· Her problem bize yeni bir araçtır.
· Başımıza gelenler, bize verilen güç ve sorumlulukları kullanmama ve görevleri reddetme oranımıza göre oluyor. Kabul ettiğimizde oranda açılıyoruz.
· Aciz rolü yapma. Mazeret bulmayı bırakma. İnsan’a tüm yaratma kaynakları verilmiştir.

Jeffrey Oliver’dan Farkındalık Medidasyonu Vipassana

Yaşam karşıma yeni hocalar ve kendi gelişim yolumda yürüme cesareti gösteren kişileri çıkarmaya devam ediyor ve bunun için minnettarım. Geçtiğimiz ay, adını daha önce farklı zamanlarda duyduğum Jeffrey Oliver ile tanışma şansına kavuştum. Jeff Oliver, bir farkındalık meditasyonu olan Vipassana Meditasyonu Hocası. Tayland’dan İstanbul’a geldiğini haber alınca kendisi ile vipassana ve belki de daha önemlisi yaşama bakış açısı hakkında konuşmak üzere bir araya gelmek istedim. 8 yıl kadar Budist rahiplik yapan Oliver, son beş yıldır ise sadece meditasyon hocalığı yapıyor ve dünyanın farklı yerlerinde öğrencileri ile bir araya geliyor. Türkiye’ye birkaç yıldır gelen Jeffrey Oliver ile görüşmemizden kısa da olsa bazı notları sizlerle paylaşmak istiyorum:

- Bağışlama başlamak için en güzel noktalardan biri olabilir. Bilerek ya da farkında olmadan diğer canlılara verdiğimiz zarar için, kendimize verdiğimiz zarar için kendimizi affetmek ve sonrasında aynı şekilde başkalarının bize bilerek ya da farkında olmadan verdikleri zarar, acı ve sıkıntılar için onları affetmek özgürleştirici ve çok güzel bir başlangıç. Kendimizi bağışlamak çok önemli.
- Evren’e açık mısın kapalı mı? Barışçı Savaşçı’nın Yolu okunması gereken bir kitap.
- Hiçbir şey kesin değildir. Her şey olabilirliktedir.
- Olaylara, olanlara tutunma, bağlanma. Gör, kabul et ve bırak. Esnek ol. Fırsatlara müsaade et. Olayların ve yaşamın önünde açılmasına izin ver. Olmasına izin vermek, bitmesine izin vermek, gitmesine izin vermek.
- Korku bir şeylerin belirli bir şekilde olmasını istemekten gelir.
- Görebilmek ve bilebilmek için, konsantrasyon, farkındalık, sevgi ve bilgi araçlarını kullan. Yaşamı ve kendimizi bilebilmek için araçlar bunlar.
- Buda herkesin kendi gerçeğini bulma yolunu açmak istedi. Herkesin kendi aydınlanma yolunu bulmasını.
- Zihnin ve aklın işleyiş şeklini öğren ve kendini özgürleştir.
- Son’un sonu yoktur. Sonuçlar yoktur. Eğer var diyorsan, sen kapıları kapattın.
- Bilmiyoruz, kapattığımızda biz dışarıda kalıyoruz.
- Öğretilerden, insanlardan sonuçlar çıkarıyoruz, ama yok ki.
- Hata yapabiliriz. Ancak bu hatada ya da kötü davranış diye adlandırdığımız olayda niyetimiz iyi ise, kendimizi affetmeliyiz. Kendimizi affedince başkalarını affedebiliriz.
- Biz insanlara, olaylara odaklanıyoruz. Mesela bu odada masalara, içindeki insanlara odaklanıyoruz. Ya aralarında boşluk? O boşluk daha fazla bir alan kaplamıyor mu? Odada duman var; dumanı görüyoruz; ya duman olmayan kısmı havanın? O kısmın farkında mıyız?
- Saatin vuruşları arasındaki sessizliği duyuyor muyuz? Sese odaklanıyoruz biz, ya arasındaki sessizlik? Ya bulutların arasındaki alan gökyüzünde? Yıldızların arasındaki boşluk? Boşluğa odaklanın. O zaman kendi zihninizdeki boşluğu bulacaksınız.
- Boşluk özgürlüktür. Orada huzur ve rahatlığı bulabilirsiniz.

*-*-*

Mutluluk, sağlık, başarı ve bereket hep sizinle olsun.
Sevgilerimle,
Z.

Ocak 2008, İstanbul

___________________________________________________________________
Ayın Onaylaması:
“Her zaman ihtiyacım olduğunda yardım isterim ve yardım almaya açık olurum. Büyük, küçük, tüm şeylerde istediğim kadar destek ve yardım alıyorum.”
Doreen Virtue

Üstatlardan:
“ Her ovuşta sinirlenirsen böyle sen, aynan nasıl temizlenecek?”
Mevlana Celaleddin Rumi
Zeynep’in Kitap Tavsiyesi:
“Her Şey Su ile BaşladıHer”; Helen Keller