İnternet Sitesi

www.zeynepkocasinan.com

6 Ocak 2026 Salı

Kelimeler

Faniliğimizi hatırlatan olaylar arttıkça, daha önce belki söylerken daha çok düşündüğüm olumlu sözleri içimde tutmadan paylaşmak istiyorum.  Sevdiklerime sevdiğimi daha çok söylemek ve hissettirmek istiyorum.  Güzellikleri daha çok alkışlamak, daha çok korumak istiyorum.

Katkı sağlamak, yerine göre eğer isteniyorsa yapıcı geri bildirimde bulunmak, bunlara varım, ama zaten hiçbir zaman yıkmak, kırmak, zarar vermek ruhuma uymadı. İçimden geçenleri paylaşmak isterkenki arzum yıkıcı duygularıma bir çöp kutusu aramak değil.  Duygularımı anlayarak, dönüştürmeye çalışarak veda etmeyi tercih ederim. 

O nedenle ömrümün sınırlılığını daha çok hissederken, geride bırakmak istemediğim sözler, çevremdekilere dair olumlu izlenimlerim, bende etki bırakan, yaşamıma dokunan olumlu yaklaşımları, olumlu sözleri ve onların ben de uyandırıp ruhumda yayılan ve yaşayan izlerini açıklıkla paylaşma arzum artıyor.  Kelimeler daha çok ve daha rahat dışarıya akıyor. Akmak istiyor, beni rahat bırakmıyor.

Meselelerden biri bunu yaparken sahici kalabilmek. Bu kolay değil. Emek istiyor. Anda kalabilmeyi, dürüst olabilmeyi, objektif olabilmeyi, gerçeklerden, kendimizden, dünyadan korkmamayı gerektiriyor.  

Özür dileyebilmek de böyle bir şey bana göre. Çoğu zaman iyi niyetle yapılan ama büyük resmi görmekteki eksikliğim nedeni ile karşımdaki insana vermiş olabileceğim çoğunlukla duygusal bir acıyı, yarattığım veya yaratmış olabileceğime inandığım bir üzüntüyü, muhtemel hatamı sorgulayarak, pişmanlığımı, oluşmuş olabilecek büyük ya da küçük yarayı iyileştirme arzusu.  İyileşen yaraların izlerinin kaldığını bilerek. 

O nedenle, 'zarar vermemeye' çalışırım. 'Benim için ne olması iyi'den ziyade 'bu durumda ne olması doğru' diye bakarım.  Bakmaya gayret ederim. Bazen bu nedenle iç savaşlar da yaşarım. Çok şükür pek yenilmedim karanlık tarafıma o savaşlarda.

Kalp kırmamak için öncelikle susmayı tercih ederim veya uzaklaşmayı.  Bunun kendimi koruma refleksimi yavaşlattığını söyleyenler olur. Yine de, kendi kaldırabileceğim acı ve üzüntüyü daha iyi bildiğim için, üzmek yerine üzülmeyi tercih ederken, artık kendimi de üzmeyeceğim yolları da arıyorum.

İnanıyorum ki kelimelerin de bir canı var. Kimileri canımıza can katıyor, kimileri kalbimizi kanatlandırıyor, kimileri ok, kimileri hançer, kimileri yaşama umudumuz, derin kuyulardaki kurtarıcı ip ya da yolumuzu aydınlatan fener oluyor.  Hangi kelimelerle yaşamayı seçeceğimiz bize kalıyor.

Hiç yorum yok: