Zeynep Kocasinan'ın Kitapları Seçkin Kitapçılarda Satışta

Zeynep Kocasinan'ın Kitapları Seçkin Kitapçılarda Satışta
Zeynep Kocasinan'ın Kitapları: "Reiki'yi Yaşıyorum", "Görüşler", "Dönüşüm Oyunu Gerçek mi?", "Atlamak", "Kitaplar Soru Sorar", "Doğru Yanlış Güzel Çirkin", "Is It Written in the Stars?" ve "Imagine Being Lucky"

İnternet Sitesi

www.zeynepkocasinan.com

16 Aralık 2007 Pazar

Sürdürülebilir Yaşam ile Bir Ömür Boyu Gelişim


4-10.Ekim.2007 tarihleri arasında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin organize ettiği “Uluslararası Sürdürülebilir Yaşam Çalıştayı”na katılma şansına kavuştum. Ekolojik yaşam kavramlarının ele alındığı bu seminerde insanoğlu olarak bu dünyada varlığımızı sürdürülebilmek için yapmamız gerekenler içinde ekolojik ve ekonomik faktörler kadar sosyal faktörlerin ve kişisel gelişimimizin de üzerinde ödemle duruldu. Brezilyalı aktivist ve Findhorn Ekoköyü ile Birleşmiş Milletlerarası’ndaki koordinasyonu da sağlayan Sn. May East, sosyal konuları ele alan eğitmen olarak yer aldı Çalıştay’da.

A.B.D. Eski Başkan yardımcısı Al Gore ve Birleşmiş Milletler Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli’nin Nobel Barış Ödülünü almış olması ile bu konuya ben de bu sayı da yer vermek istedim. Geçen yıl Ekim ayında ilk defa bir Türk’ün Nobel ödülü almasını konuşuyorduk. Bu yıl ise Orhan Pamuk ve edebiyat yerine Küresel Isınmayı konuşur olduk.

National Geographic dergisi Ekim 2007 ayında hem Türkçe hem de İngilizce sayılarında Bioyakıtlara ağırlıklı olarak yer verdi. Bu sayıda ODTÜ Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. İnci Gökmen hocamızın da çok güzel bir yazısı yer alıyor. Ankara’daki Çalıştay’da Prof. Dr. İnci Gökmen’in ve Prof. Dr. Ali Gökmen hocalarımızın tecrübelerinden ve bilgilerinden faydalanma imkânı bulmuştuk.

Time Dergisi 23-29.Ekim.2007 tarihli sayısında Küresel Isınmayı önlemek için dünyada çalışma yapanlara yer verdi

‘Küresel Isınma’, ‘Sürdürülebilirlik’, ‘Sürdürülebilir Yaşam’ ifadelerini sanırım bundan sonra çok daha sık duyacağız.

Peki, ‘Sürdürülebilirlik’ Ne Demek?

Sürdürülebilirlik, herhangi bir faaliyetin, yaşamın eldeki imkânlar ile ve bu imkânları geri dönülemez şekilde tüketmeden, gelecek için gerekli kaynak ve imkânları bugünden tüketmeden devam ettirilebilir olması şeklinde tanımlanabilir.

Tarımda ya da turizm de sürdürülebilirlikten bahsedebileceğimiz gibi, dünyada sürdürülebilirlik kadar geniş bakabiliriz konuya. Ama dünyada değiştirebileceğim yegâne şeyin kendimiz ve kendi davranışlarımız olduğunu dikkate alırsak, kendi yaşamımızda neredeyiz diye sormak belki de en doğrusu olacak.

Sürdürülebilir Yaşam için Kişisel Gelişim

18.Ekim.2007 tarihinde Muğla Üniversitesi Fethiye Ali Sıktı Mefharet Koçman Meslek Yüksekokulu’nda “Sürdürülebilir Yaşam için Kişisel Gelişim” başlıklı bir seminer verdim. Bireysel gelişimimizin toplumsal ve küresel refah, huzur ve sağlık için ne kadar önemli olduğunu ben de bu semineri hazırlarken tekrar yüreğimde hissettim.

Türkiye’de öğrencilerinin gelişimi için gayret içindeki eğitim kurumlarını ve öğretim görevlilerini görmek ben aynı zamanda bir eğitmen olarak gerçekten çok mutlu ediyor. Fethiye Ali Sıtkı Mefharet Koçman Meslek Yüksekokulu öğrencilerine değişen dünya şartları ve sistemleri içinde kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için eğitimler veriyor, verdiriyor, çalışmalar yapıyor. 18.Ekim ’de bu defa Kişisel Gelişim konusunu beraberce ele aldık.

Nelerden mi bahsettik?

Özellikle kitaplardan.

Kendi kişisel gelişim yolumuzda en iyi arkadaşlarımız kitaplarımız. Paulo Coelho’nun “Simyacı”sı, Mitch Albom’um “Öğretmenim Mori ile Salı Buluşmaları”, Robin Sharma’nın “Sen Ölünce Kim Ağlar?”’ı, Louise L. Hay’in “Düşünce Gücü ile Tedavi”si, R.Şanal’ın “Kuantum Olumlama”sı, Don Miguel Ruiz’in “ Dört Anlaşma”sı…

Farklı kitaplarda aklıma geliyor sevdiğim ve önerdiğim kitapları saymaya başlayınca:
“Sophie’nin Dünyası”, “Türk’ün Ateşle İmtihanı”, “Vücudunuz Sizden Su İstiyor” …

Farklı farklı Çekim Yasası kitapları…

Danah Zohar, Reşat Nuri Gültekin, Orhan Veli…

Orhan Veli ne çok derde devadır. O kısacık yaşamına nasılda bir dünyayı sığdırabilmiş.

Birçok tamamlayıcı tıp metodu, örneğin EFT (Duygusal Özgürlük Tekniği) olumsuz duygularımızın bizde yarattığı etkilerden kurtulabilmemiz için uygulamalar öğretiyor. Ama diyorum ki, duyguları hissetmeyi hatırlıyor muyuz? “Erkekler Mars’tan Kadınlar Venüs’ten” serisinin yazarı John Gray’in henüz Türkçeye çevrilmemiş bir kitabı var “Hissettiğinizi, İyileştirebilirsiniz” adlı. Kendimizden çok mu uzaklaşıyoruz? Duygularımızın farkında mıyız? Orhan Veli bende yaşama özlemi yaratır. Artık Orhan Veli’nin dünyayı bırakmayı seçtiği yaşın üzerindeyim, belki o yüzden.


Findhorn’dan Dünya’ya Mesajlar

Daha önce bahsettiğim gibi ODTÜ’nün düzenlediği “Uluslararası Sürdürülebilir Yaşam Çalıştayı”nda İskoçya’da bulunan Findhorn Ekoköyü’nden iki ünlü eğitmen Sn. May East ve Sn. Michael Shaw’da bizlerleydi.
Sn. May East, Brezilyalı bir şarkıcı ve sosyal hareket öncülerindendir ve çevre konularında 30 yıldır uluslar arası platformlarda çalışmaktadır. 1992 yılından beri de Findhorn camiası içinde yer almakta ve eğitimce olarak görev yapmaktadır.
Sn. Michael Shaw ekolojik tasarım konusunda uzmanlaşmış bir mühendis olarak, özellikte atık su arıtım sistemlerinin patent sahiplerindendir. Dünyanın Hindistan’dan Bolivya’ya kadar farklı yerlerinde su arıtma sistemleri ve ekolojik yaşam birimleri kurmak üzere büyük emek veriyor.
Çalışmada May East toplumsal sürdürülebilirlik için hatırlamamız gereken konuların üzerinde durdu. İster bir dernek çalışması olup, ister bir okul kulübü ya da bir araya gelen bir müzik grubu, ortak çalışmak için bir araya gelmiş her birimde olması gereken özellikleri sıraladı May East. Diyor ki:
1- “Her hangi bir grubun var olabilmesi için grup bireylerinin birbirine güveni şart. Güven olmadan, bir grup insanın ortak bir hedef için yürümesi mümkün değil.

2- Tüm düşünce ve eleştiriler birebir aktarılmalı. ‘Kızın sana söylüyorum gelinim sen anla’ tarzı imalı ve direkt aktarılmayan şeyler iletişi olumsuz olarak etkiler.

3- Kişilerin arkasından değil yüzlerine ifade edin. Sevgi ile direkt olarak aktarın.

4- Diğer kişilerin olumlu özelliklerini kıskanmak yerine, kendimiz bu özelliklere sahipmişiz gibi sevinmenin bireysel ve toplumsal kuvvet getireceğini paylaştı. “Mudhita” adını verdiği bu düşünce ve yaklaşım yapısını “Senin neşem benim neşemdir”, “Senin başarın benim başarımdır” ifadeleri ile anlatabileceğini belirtti.
“Kendi eşsizliğinizin farkında olun ve aynı zamanda başkalarının yetenek ve başarılarını kendinizin gibi addedin.

5- Bir toplum olarak bir araya gelmek için anlaşmalar önemlidir. Varsaymadan net olarak ifade edilmeleri gereklidir. Olabildiğinde yapacağınız grup çalışmalarında hedefinizi ve bu hedefe ulaşmak üzere yapacaklarınızı ve takip edeceğiniz yolu ve prensiplerinizi yazılı hale getirin.

6- Ön hazırlık işlemlerinin uzun sürmesinden ve bu nedenle işe başlayamadığınız gibi endişeleri bırakın. Gerekli yazılı hazırlıkları ve belgelenmesi yapılmamış faaliyetlerin yaptığımız araştırmalara göre sadece %10 başarı oranı var. Hazırlık ve planlama çalışmalarına gereken önemi verin.

7- Herhangi bir değişimi gerçekleştirmek için 3 şeye gerek vardır: İhtiyaç, İstek ve Araçlar. İhtiyaç ve İstek yerinde olabilir ama gerekli Araçları kullanmazsanız hedefe ulaşmanız zordu. Her yeni değişim girişiminde, bu üç faktörün %100 olarak yerinde olup olmadığını işin en başından değerlendirmelisiniz.

8- Permakültür de bir kavram vardır ‘Kenarları En Fazla Hadde Çıkarmak.” Bu ne mi demek? Yaşam dönüşümleri, değişimleri, kıvramları, farklılıkları kucaklar. Beynime veya bağırsak sistemimize bakın. Nasıl kıvrımlardan oluşuyor ve ne kadar küçük bir alanda yaşam için ne büyük işler başarıyor. Bunu yaşama adapte ettiğimizde şunu söyleyebilir. Sosyal çalışmalarınızda, bireysel çalışmalarınızda farklı düşünceleri, farklılıkları kucaklayın. Bunlar yaşam enerjisini getirir. Ve bunu söylediğim gibi bir güven sistemi içinde yaşama aktarın.”


Findhorn doğaya saygı ile insanoğlunun iç sesini dinlediği, farklılıkları ortak bir misyon ve vizyon ile birlik içinde yaşayan bir toplum hayal ediyor ve bunu kurdukları 300 hanelik köylerinde tüm yönlerine ile uygulamaya çalışıyorlar. Dünyaya bir laboratuar gibi teorik çalışmaları uygulamaya geçirerek hizmet veriyor ve örnek oluyorlar.


Fethiye’den Çelikhan’a Sürdürülebilir Olmak

İstanbul’da, Ankara’da, Malatya’da, Kırklareli’nde, Taşköprü’de, Çelikhan’da, Yayladağı’nda, Harput’ta ya da Fethiye’de yaşamın sürdürülebilmesi için gerekenler çok farklı görünse de dünyanın esasında hepimizin ortak kaderinin paylaştığı ve paylaşacağı tek bir toprak olduğunu fark etmemiz gerekiyor.

Dünya ‘ben’ diyerek geçirdiğimiz zamanın bittiğini, ‘biz’ diyerek düşünmemiz ve hareket etmemiz gereken bir döneme girdiğimizi işaret ediyor bizi. Kendi gelişimimizde kendimize odaklanacağız bu doğru; ancak bütünün hayrı için, ülkemiz için, insanlık için, dünyamız için.

Don Miguel Ruiz’den, ünlü kitabından, bir hatırlatma - Dört Anlaşma:
1- Kullandığınız sözcükleri özenle seçin.
2- Hiçbir şeyi kişisel algılamayın.
3- Varsayımda bulunmayın.
4- Daima yapabildiğinin en iyisini yap.

Kabahat Denizde mi?

John Randolph Price diyor ki “Tüm gerçek keşifler içimizden gelir. ‘Sadece insanım’ diyebilirsiniz ya da ‘ Herkes hastalanır veya hepimizin başından kaza geçebilir veya paramız azalabilir veya komşu ile kavga edebiliriz’. Sadece insan olduğunuz fikri doğru değildir; ve dünyada mükemmelden eksik bir yaşam sürmeniz gerektiğine doğru değildir. İsa hepimizin tanrılar olduğunu söyledi ve Yaradan’ın bize Krallığını vermenin en büyük keyfi olduğunu. Biz sınırsız ve sonsuz bir Kralın evlatlarıyız ve cennet bu dünyada bize verilmiş bir haktır. Bilmiyor olmamız gerçeği değiştirmez. ‘Sırtım ağrıyor, borçlarım var, bu cennet mi şimdi, bu cehenneme daha çok benziyor’ dediğinizi duyar gibiyim. O zaman bilin ki bu sizin ve benim yarattığım bir cehennem. Eğer denizin içinde bocalıyorsanız boğulmamak için, bunda kabahati denizde aramayın, kabahat sizin yüzme bilmeyi bilmiyor olmanızda.”

***
Sevgi dolu günler sizinle olsun.
Z.

Ayın Onaylaması:
“Her zaman sonsuz ve sınırsız evrensel akıl ile işbirliği içindeyim. Bu yüzden ben, bu zekâyla birlikte akar ve çoğalırım. Bu yüzden ben, her zaman rahat ve sakinim. Bu yüzden her şey zorlamasız bir çabayla oluverir.”
R. Şanal

Üstatlardan:
“Sonsuz ve değişmeyen tarafımız ile bağlantıya geçtiğimizde, gerçek ölümsüzlüğümüzün bilgisine ulaşırız ve tüm korkular yaz esintisinde eriyen kar gibi yok olur gider.”
Dr. Deepak Chopra

Zeynep’in Kitap Tavsiyesi:
“Duygusal Özgürlük Tekniği”; Mürüvvet Murat