İnternet Sitesi

www.zeynepkocasinan.com

30 Haziran 2014 Pazartesi

Neredeyim?

Bir şeye dikkat edecek olsam o da başkalarının enerjisini bilerek veya farkında olmadan alıp almadığım olur.

Niyetimle kendime engel olurum. Zararsız olma niyetimi tazelerim. Faydalı olma niyeti ayrı bir derya dünyadır; bununla birlikte enerji dünyasında ilk olumlu adım zarar vermeyi bırakmakla başlar.

Kimsenin enerjisini, kuvvetini, canını almaya hakkım yok. Aynen hırsızlık gibi bunun da vebali var. Rızasız aldığım enerji er geç benden çıkar. Aldığım insan zarar gördüyse o kişiye borcum başlar.

Başta bilmiyordum, fark etmiyordum. Ellerim, kollarım uzanıvermiş başkalarına. Üzmüşüm mesela, enerjisi bana akmış. Kötü niyetle bilerek yapılanından bahsetmiyorum. Fark etmediğimiz akışlardan, alışlardan bahsediyorum. Esasında her zaman fark edebildiğimiz. Enerjimiz neler yapıyorsa ondan sorumluyuz.

İşin acı tarafı en çok kuvvet aldıklarıma bunu yapmışım, bildikleri, fark edebildikleri halde şikayet etmemişler, yakınmamışlar. Ben fark etmeye başlayınca hissettiğim şaşkınlık ve biraz da utançla kendime hakim olmayı seçtim sanırım. Kaynağın Tanrı olduğunu hep hatırlamak gerektiğini bildim.

İster enerji çalışması yapıyor olun, ister daha mutlu, sağlıklı yaşam için farklı bireysel gelişim teknik ve yaklaşımlarını kullanıyor olun, hep Evren'in sonsuz kaynağına bağlanmayı seçin. Yüreğinizin ve ruhunuzun huzuru için niyetiniz bu olsun.

Yardım edenleriniz, destek verenleriniz çok olsun; size akan sevgiyle, rıza ile aksın.

Sonsuz bereket sizinle olsun.


29 Haziran 2014 Pazar

Özgürce...

Başlayacak olan yeni haftada,

Biten ve geride kalması gereken herşeyi geride bıraktığımız,
Taze başlangıçlara, yürekle ve enerji ile yapmamız gerekenleri yapmaya hazır olduğumuz,
Bizi besleyecek sınırsız enerji kaynağına bağlandığımız ve hayatımızdaki insanları özgür bırakabildiğimiz,

Keşif dolu, merak dolu, sevgi dolu günler diliyorum.



28 Haziran 2014 Cumartesi

Yargılamak, yargılamamak...


Bir gün içinde yaşam hem "Ne harika insanlar var," hem "Ne kadar acımasız ve kötü niyetli insanlar var," dedirtiyor. Ardı ardına. Önce biri, sonra diğeri, sonra tekrar başka biri. 

Hani kimseyi yargılamayacaktık? Yargılamadan bakmak kolay değil. Hele can yanınca. İnsanlar dünyası.

Yine de çoğunluk iyi. Bugün bunu gösterdi tekrar.

Bu güzel Ülke'nin insanları iyi.

Çoğunluk temiz yürekli, yardımsever, anlayışlı. Terbiyesiz, sabırsız, saygısız, zarar veren, benciller var, yok değil, bugün olmadık şekilde karşıma çıktılar, bir insan nasıl böyle olabilir dedirtten. Ama günün sonunda sevgi veren, ince düşünceli, iyi yürekli, şefkatli, yardımsever, dürüst olanlar çok daha fazla.

Günün sonunda hesap fazlası ile artıda.

Ve bu beni bu gece mutlu ediyor. Mutlu eden insanlar mutsuz edenlerin yarattığı üzüntüyü yıkayıp atıyor.

Yaradan yüreği sevgi ile dolu olanlara, sevgiyi yaşatma gayreti ile yaşayanlara kuvvet versin.

Ya diğerleri? Onların var oluşlarının da vardır elbet bir hikmeti. Akla gelen az ve uzak olmaları dileği. 

Yaşam yolumuz neşe, keyif, sevgiyle açık olsun. Yaşam aydınlık can'larla buluştursun.

19 Mayıs 2014 Pazartesi

"Be and Let Be"

Özgür irade ile yapmak istediklerimizi nasıl gerçekleştiririz sorusuna bir ekolün cevabı "Be and Let Be"dir. Bazen yanlış anlaşılan bu kavramı "Ol ve Bırak İstedikleri Gibi Olsunlar" olarak tercüme edebiliriz.

Bu kavramın özü şu yolu önerir: Başkalarını kendi yapmak istediğin ve uygun bulduğun şeyleri yapmaya 'zorlama'. Bunu manipülasyon, duygu sömürüsü, kaba kuvvet, elindeki uygunsuz olabilecek güçler ile yapma. İstedikleri gibi olma haklarına müsaade et.

Tabii ki yasal haklardan, sınırlardan bahsetmediğimiz, yasal özgür alanımız içindeki halimizden bahsettiğimi söylemeye gerek yoktur.

Başkalarına istedikleri gibi olma, davranma hakkını vermek özgür iradeye saygının gereği. Çok basit örnekten daha zorlu örneklere, arkadaşımın sarımsak sevmeme hakkı ile benim işkembe çorbası sevgim her ikimizin de yaşama imkanı bulması gereken seçimlerimiz.

İkimizde istiyorsak ne o bana engel olmaya çalışmalı ne ben ona sarımsak sevdirmek için zor kullanmalıyım. Manipülatif yani duygu sömürüsü içeren ısrar hariç önermek, teklif etmek hayır cevabına ve hayır cevabını kabul etmeye hazır olduğumuz sürece.

"Be and Let Be"nin belki benim için en can alıcı farkındalığı şu. Bazen en yakınımızdaki kişi ile yapmak istediklerimiz farklı olacak. Mesela biz denize girmek isterken o dağa tırmanıp Fethiye'nin Baba Dağı'ndan atlayış yapmak istiyor olacak. Ben denizden o dağdan vazgeçip biraraya geliyorsak bu 'varlığı' sürdürmek, var olmak mümkün değil. Bu içimizde bir ölüş olabiliyor. Ama her ikimiz ayrı ayrı dağı ve denizi yaşıyor, yaşayabilir, birbirimize bu isteği yaşama hakkı veriyor ve ikimizin de istediği ortak alanlar yaratabiliyorsak ikimiz de hayat buluyoruz. Gerçekten yaşıyoruz.

Kendimizi ve başkalarını 'iptal ederek' yaşamak, yaşamak değil.

İstediklerimizi yapmak ve istediğimiz gibi olmak başkalarının istediklerini yapma ve istedikleri gibi olma haklarını korumayı başardığımızda etik, enerjik olarak adil.

Bu konu ile ilgili fotoğraf seçerken Fuji-yama geldi. Doğanın gücünün, desteğinin sizlerle olması dileğiyle.

16 Mayıs 2014 Cuma

2014 Yılı Yaz Dönemi Yaratıcılık Çalışmalarımız başlıyor



2014 yılı Yaz Dönemi Yaratıcılık Çalışmaları başlıyor.

Yaratıcılık sadece sanat değildir. Yaratıcılık çözüm bulma, çözüm üretme, yaşamı okuma yolumuzdur.

Arzu ettiğimiz bir yaşam, isteklerin hayat bulma yolunu açabilmek için düşüncelerimizin, duygularımızın, yaratıcılık gücümüzün önünü açmak en değerli anahtarlardan biri.

Kendinizi keşfetmeye, bulmaya devam etme yolunuzda yaratıcılık çalışmaları sizin için doğru adım olarak geliyor gelin bize katılın.

Fethiye'de düzenlenecek olan gruplardan birine katılmak ve detaylar için 
Zeynep.Kocasinan@gmail.com eposta adresinden bilgi alabilirsiniz.

Ağır Hastalara ve Hayati Riski Olanlara Enerji

Özellikle ağır hasta ve hayati riski olan kişilere enerji gönderirken, Reiki gönderirken özel bir hassasiyet göstermek gerektiğini hatırlayalım.

Suyun hem şifa, can, hayat veren gücünü, hem yaşamı yok edebilen, önüne aldığını götüren gücünü hatırlayalım. Enerji genelde su gibidir. Suyu anlıyorsanız enerji ile çalışmak çok kolaylaşır.

İhtiyaç duyulduğunu düşündüğünüz kadar enerji verin. Fazla her zaman daha iyi demek değildir. Gerçekten bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorsunuz. Bazen çok ağır bir duruma sizin karışmanız uygun olmayabilir, doğru olmayabilir. An'ı, olayı, durumu hissetmeye çalışarak hareket edin.


Her can'ın, her ruhun gönderdiğiniz enerjiyi seçerse, isterse, ihtiyacı varsa ve ihtiyacı olduğu kadar kullanması niyetleriniz arasında olabilir.


Yaradan yapmamız gerekenleri fark etmeyi ve yapmayı nasip etsin.

14 Mayıs 2014 Çarşamba

Milletimizin Başı Sağolsun


Ülkemizi acıya boğan Soma maden faciası nedeni ile, hayatını kaybeden Madencilerimize Tanrı'dan rahmet, Yaralılara acil şifa ve Ailelerine sabır, kuvvet, dayanma gücü diliyorum. Henüz haber alınamayan Madencilerimizin yaşama tutunabileceklerini, bulunarak yaşama dönebileceklerini umut etmeyi bırakamıyorum. Uzaktan bile taşıması bu kadar zor gelen bir acının Soma'da ve Aileleri ve sevenleri tarafından nasıl yaşanabileceğini hayal bile etmeye korkuyorum. Acıyı umutla hafifletmeye çalışıyorum.
Milletimizin başı sağolsun. Bugünden itibaren yapmamız gerekenleri, yapabileceklerimizi yapma gücü, destek olabilme gücü versin.


10 Mayıs 2014 Cumartesi

Yol



Yaşam yolunda bizi bekleyenleri sadece düşünce ve duygularımız belirlemiyor olabilir ama Louise Hay'e kulak vermek bana hep iyi gelir:

"Yaşamın akışının beni yalnızca en iyi olacak yöne götüreceğine inanıyor ve güveniyorum."

29 Nisan 2014 Salı

Sözler


Her zaman emin olamasam da ağzımdan çıkan kelimelerin karşımdaki insanı haksızlığa uğratmadığından emin olmak istiyorum.

Kelimelerim başkalarını yükseltiyor mu, düşürüyor mu?

Sadece olumlu şeyleri söylemekten bahsetmiyorum. Sadece övmekten bahsetmiyorum. 

Doğruları söylemekten kaçmaktan bahsetmiyorum. Doğrular bazen acı olabilir. 

Her ne söylüyorsam bunu hangi niyetle ve nasıl söylüyorum? 

Ezmek, küçültmek, küçük düşürmek, haksız çıkarmak, kendimi haklı çıkarmak, üzmek için söylüyorsam, bu olumsuz dalga önce karşımdakini etkiliyor gibi görünse de bumerang gibi bana geri dönecektir.

Kelimeleri hep güçlerinin ve önemlerinin farkında olarak kullanmak niyetiyle.

28 Nisan 2014 Pazartesi

Mucize


Yaşamda mucizeleri bekleyerek adım atarak çözmemiz gereken şeyleri aşamayabiliriz ama mucize diye adlandırmaya alıştığımız kolaylıkların, sürprizlerin, tesadüflerin hep yakınımızda ve bizimle olduğunu hatırlamakta fayda var.   Görmeye, fark etmeye açık olmamız dileğiyle.

31 Mart 2014 Pazartesi

Yeni gün için


Yeni günün sorusu:

Arzu ettiğiniz bir yaşam için bugün bir adım atsanız, bir şey yapsanız bu ne olur? Bunu hayata nasıl geçirirsiniz?

Sevgiler.

7 Mart 2014 Cuma

Günün Sorusu


Yeni gün için taze bir soru:

 Bugün olumlu bir özelliğinizi hatırlamanız gerekse hangi özelliğiniz sizin için öne çıkardı?

Yapıcı güçlerimizi bilmek, fark etmek ve bütünün hayrı için kullanabilmek dileğiyle.

5 Mart 2014 Çarşamba

Melekler...

Bugüne kadar desteğini istediğiniz, yanınıza davet ettiğiniz tüm Melekleri, bu size neleri tarif ediyorsa, teşekkürle serbest bırakıp, taze bir nefesle bugün için ihtiyacınız olanı davet etmenizi önermek geliyor bu sabah.

Özellikle Dönüşüm Oyunu'nun Melek Kartları, Melekleri ile çalışmaya yapanlar, lütfen geçmişten bugüne hepsini teşekkürle serbest, özgür bırakın. Arzu ederseniz taze bir davetle yeni bir "Meleği" çağırın.

İhtiyacımız olanın bizimle olacağına güvenle.


Saygı ve sevgiler.



25 Şubat 2014 Salı

Hatırla


Sürprizler, mucizeler beklenmedik anlarda bizi karşılar.
Var olduklarını ve görmeyi hep hatırlamak dileğiyle.

23 Şubat 2014 Pazar

Rehber

 Yeni günde, İçsel rehberimizin bize hep yol gösterdiğini hatırlamamız, duymamız, fark etmemiz dileğiyle...



7 Şubat 2014 Cuma

Reiki Uygulamaları


Dokunarak Reiki verirken bedenin hangi bölümlerine nasıl Reiki vermek gerekir?

Bu soru farklı şekillerde karşıma çıkan, hep sorulan bir soru. Çok basit ama bir o kadar da doğru anlaşılması önemli gelen bir soru.

Bu soruya deneyimlediğim kadarı ile bu paylaşımda ve sonraki paylaşımlarımda cevap vermeye çalışacağım.

Reiki vermek için özel bir noktaya elimize koymaya, dokunmaya gerek yoktur. Reiki'yi iki elimiz ile dokunarak ya da tek elimizde dokunarak verebiliriz.

Örneğin sadece bir beş dakikamız varsa Reiki vereceğimiz kişiyi bir iskemleye oturtup arkasında bir iskemleye oturarak ya da ayakta sadece omuzlarına iki elimizi koyarak vermek en çok kullandığım ve en verimli gelen şekil bana göre. Bazen omuzlara Reiki verdikten sonra kişinin başına, kulaklarına ya da boynuna bir iki dakika daha ya da Reiki verilebilir.

Özel bir durum, özel bir his yoksa o zamanı mesela kişinin sadece bir bölgesine Reiki vererek geçirmem. Beş dakikam varsa bunu yapmam. Örneğin genel diz ağrıları var ve beş dakikam varsa, dizi ile ilgili bir niyet ekleyerek yine de omuzlardan vermeyi tercih ederim çoğu zaman. Ama az önce düştü, dizini yaraladı, pansumanı yapıldı, beş dakikası var, muhtemelen dizine ve yaralanan bölgeye yakın bir yere elimi koymayı tercih ederim.

Enerji ve beden çok özel durumlar dışında genelde bütünleşmeyi, tamlanmayı, tamamlanmayı sever. O nedenle otururken omuzlardan verilen Reiki, uzanırken bedenin tamamını bir iki dakikalık dokunuşlarla tarayarak verilen Reiki, sadece bir yere uzun süreli olarak verilen Reiki'den çok daha etkili olabilir.

Hislerimiz bizi yönlendirecek ama Reiki verirken siz Reiki alırken neler hissediyorsunuz, bunu hatırlayın. O nedenle Reiki'yi iyi kullanabilmek Reiki vermek kadar Reiki almayı da içeriyor.

Reiki buluşmaları, Reiki akşamları, Reiki bilenlerin birbirlerine Reiki verdikleri çember çalışmaları bu nedenle dersler kadar etkili ve önemli oluyor.

Reiki'nin yaşamınıza her zaman sağlık, sevgi, bereket ve mutluluk getirmesi dileğiyle. Kuvvetiniz bol olsun.

Saygı ve sevgiler.

5 Şubat 2014 Çarşamba

Sorumluluk...

Yakınarak hayatımızı daha iyi hale getiremediğimizi keşfettiğimizde sihirli bir şeyler oluyor. 

Yaşamımızın sorumluluğunu alıp gerçek kuvvetimizi bulmaya başlıyoruz.

Günler zor da olsa kolay da, mutluluk orada başlıyor.




Julia Cameron'dan...

Julia Cameron hatırlatıyor:

"Kabul edilmiş dualar ürkütücüdür, sorumluluk demektir.
... İstediğinizi elde ettiniz, şimdi ne yapacaksınız?"

*

Yaşam dizginleri elimize almayı seçtiğimizde başlıyor. O zaman bize ait oluyor.

Şanslı olacağınız, şanslı hissedeceğiniz günler sizinle olsun.

26 Ocak 2014 Pazar

Thich Nhat Hanh'dan...


Thich Nhat Hanh diyor ki, "Barış ve mutluluğun var olabilmesi için gereken şey, barış ve mutlululuğun var olabildiğinin, olabileceğinin farkındalığında olmaktır."

.
Yaşamda istediklerimizi hayata geçirme şansımız olmayabilir. İstemek yetmeyebilir. İstekler için uğraşmak da yetmeyebilir. Çalışmak yetmeyebilir.

Ama,
isteklerin önünü olmazlarla, yapamamlarla, bana kısmet olmazlarla, sen yapamazsın diyenlere inanarak, benim şansım yoklarla kapatmaya gerek var mı?

Bir şeyin neden olmayacağına, olamayacağına dair istediğiniz kadar çok neden yazabiliriz. Ben bunlar yerine - artık, eskiye göre daha çok - bir soruyu tercih ediyorum. Rahmetli Babamın ve hocalarımın bana sorduğu iki kelimelik bir soruyu. Benim için sorudan ziyade önemli bir hatırlatma olan iki kelimelik bir cümleyi tercih ediyorum.

Neden olmasın?
Neden olmasın.
.
Saygı ve sevgilerimle.

22 Ocak 2014 Çarşamba

Helalleşmek

Yeni günde, sabah güneşi ile yol alırken düşüyorum.

Helalleşmek ne demek? Helalleşerek yaşamak.

Borçlu kalmamak.

Af dilemeye gerek kalmadan yaşamak.

Sevmek ya da bazen kabullenmek.

Başkalarını borçlu bırakmamak.

Her yeni gün o gün için yapabileceğimiz seçimlerle geliyor.

Kaderin belki bizlerin çok önceden belirlediği yol ayrımları bilinç dünyamıza gizli kalsa da, her günde o yolda nasıl yaşayacağımıza dair yapabileceğimiz çok şey de var gibi geliyor.

...

Otobüsün muavininin ikram ettiği kolonyayı avucumun içinde kokluyorum. Yükselen güneş yakınıma geliyor.

...

19 Ocak 2014 Pazar

24 Saat İçin..


Bugün özel bir çalışmaya başlarken sizlerle sabah çektiğim bir fotoğraf ile paylaşmadan geçemedim:

Bir gün boyunca, önümüzdeki 24 saat boyunca, kendinizi hiçbir nedenle eleştirmemeye, kendinizi küçülten, espri bile olsa değersizleştiren hiçbir şey söylememeye gelin siz de katılın.

Kendimizi övmek zorunda değiliz. Yermeyelim, incitmeyelim, bu da yeter.

24 saat için.
...

Ben ve bir grup dost bugün bunu yapıyor olacağız.

Kendinizi söylerken mi yakaladınız, lütfen gülümseyin ve kaldığınız yerden devam edin.

Saygı ve sevgilerimle.

18 Ocak 2014 Cumartesi

Yeni Günde...


Yeni günde, görebilmeye, duyabilmeye, anlayıp fark edebilmeye tekrar niyet etmek geldi.

Bir yandan da, içmekle tatmak, duymakla dinlemek arasında doğru seçimleri yapmaya tekrar niyet etmek.

Bugün bana gelenler bunlar.

Saygı ve sevgilerimle.

16 Ocak 2014 Perşembe

Kalp susunca...


Hazrat İnayet Khan diyor ki:

"Dudaklar kapanınca kalp konuşmaya başlar; kalp susunca o zaman ruh tutuşur ve alevlenir - bu ise bütün hayatı aydınlatır."

14 Ocak 2014 Salı

Teşekkür


Yeni günde, günün mantrası Ho'oponopono'dan olsun. 

Her zaman kıymetli. Her zaman yolumuzu açan.

"Teşekkür ederim."

10 Ocak 2014 Cuma

Aydınlık ve Karanlık


Debbie Ford'un "The Dark Side of the Lights Chasers - Işığı Arayanların Karanlık Yanı" kendi ile yüzleştiği, kendimizle yüzleşme, kendimizi tüm varlığımızla kabul etmek yolumuzu açan kitaplardan biridir.

Ruhun tüm renkleri, ruhumuzun tüm renkleri, bu renklerin tüm tonları ile bizi buluşturan bu kitap bir umut kitabıdır esasında.
.
Bu keşifte önerdiği egzersizlerden biri bir hafta boyunca başkaları hakkında yargılarımızın, onları zihnimizde nasıl yargıladığımızın farkında olmamızdır. Başkalarında hangi özellikler bizi rahatsız ediyor, neler batıyor?

Bu yol, başkaları bana neleri aynalıyordan öte, insan ruhundaki tüm duyguları fark etme ve kabullenme yoludur. Bütünü görme yoludur. İçinden istediklerimi seçebilmek için, bazen ne kadar beni korkutsa da, bütünü görmem gerektiğini hatırlatan.

9 Ocak 2014 Perşembe

Sorular


Yeni günde, kendimi keşif için arada sorduğum ve bana tekrar gelen sorular şunlar:

Endişelendiğimi nasıl fark ediyorum?

Endişelendiğimi ne zaman fark ediyorum?

Endişeyi vücudumun neresinde fark ediyorum?

Eğer endişenin şekli, rengi, sesi, tadı, kokusu olsaydı nasıl olurdu?

...
Bırakabilmek fark edebilmekten geçiyor.
Teşekkürler Michael Gelb.

8 Ocak 2014 Çarşamba

İnanmak...


2013 yılının Şubat ayında kaybettiğimiz ünlü yazar, hoca Debbie Ford diyor ki:

"Eğer insanları etkileyen olaylardan sadece bir tanesini değiştirebilmek gücüm olsaydı, bu gücü kurban rolünün dayanılmaz acılarını silmek için kullanırdım."

...

Kendimizin ve başkalarının içindeki güce inanmak ve devam etmek.

Bütünün hayrı için, kendi hayrımız için.

Yeni yıl benim için bu fikri hatırlatarak devam ediyor.

9 Aralık 2013 Pazartesi

Lions 50. Yıl Tenis Turnuvası 16-26 Aralık 2013 Tarihlerinde İzmir'de


İzmir'de 16-26 Aralık 2013 tarihinde yapılacak olan Lions 50. Yıl Tenis Turnuvası ile ilgili bilgiler bana gelmeye devam ederken Fethiye'de tenis ile ilgilenen kimler var bilmediğimi fark ettim. İlgi duyanlara ulaşması dileğiyle paylaşıyorum.

Tenis ile ilgim babamın bana ve ağabeyime 9-10 yaşımızdayken Türkiye'ye bir müsabaka için gelen yabancı bir tenisçiden aldığı tenis raketleri ile başladı. O yıllarda raket bulmak da bir meseleydi. 


Son defa kort içinde elime raket alışım ise sanırım 1995 yılıydı. İstanbul'da, Conrad Oteli'nin tenis kortunda. Bir bayramın son günlerindendi. Sahada sağ ayak bilek lifimi koparmıştım, tabi o aşamada liflerimin koptuğunu bilmiyordum ama durumun ciddiyetini anlayabilecek kadar bilek burkulma tecrübem vardı. Ambulans bir türlü gelmediği için omuzlarda arabaya taşınarak Amerikan Hastanesi'nin acil servisine götürülmüştüm. Otelinde hiç yardımcı olmadığını hatırlıyorum. Değişik bir tecrübeydi.


Sonrasındaki fizik tedavi süreçlerinde, Ortaköy'de, artık yerinde yeller esen Yüzme İhtisas Spor Kulübü'nde yüzme öğrendiğim günden beri çok sevdiğim, yüzme hayatımda daha çok yer bulmaya başladı.


Elime bir daha tenis raketi almadım, o çekingenliği içimden tam atamadım, ama keyifle tenis oynayanlara özenmeye, onların keyfinden keyif almaya devam ediyorum.


Sevdiğimiz sporları yapma, yaşamda bize keyif veren şeyleri yapma yolumuz hep açık olsun.

Etik



7-8 Aralık 2013 tarihlerinde PREP Psikolojik Rehabilitasyon ve Eğitim Programları Derneği tarafından düzenlenen IV. Uluslararası Okul Ruh Sağlığı Sempozyumu'na katılma şansım oldu.
Dernek Başkanı Sayın Dr. Meltem Kora benim kıymetli bir arkadaşım ve yine bu Derneğe emek veren Sayın Prof. Dr. Yankı Yazgan ve Sayın Prof. Dr. Oya Güngörmüş Özkardeş çok kıymet verdiğim insanlar, hocalar.

İki gün boyunca özellikle eğitim ve sağlıkta etik üzerine konuşuldu, farklı boyutları ile ele alındı. Birçok farklı hocamızın, eğitim ve sağlık dünyasının, hukuk dünyasının bakış açısı ile etik ele alındı. Sorunlar, vakalar konuşuldu, paylaşıldı. Derya gibi bir konu etik.

Sempozyumdan yeni bir okuma listesi, eskiden okuduklarımı tekrar okuma isteği ile ayrıldım.

Tamamlayıcı tıp metotları ile çalışmak etik kavramını kendimizde ve yaşamımızda sorgulamayı gerektiriyor. Özellikle başkalarına destek verme, yardım etme isteğimiz varsa. Belki de bizler bu etik, ahlaklı, iyiden yana olan yaklaşımları zaten kabul ettiğimiz ve inandığımız için bu yolu seçiyoruz. Yine de bilinçsiz olarak doğru yaptıklarımızın bilinçli zihnimiz ile farkında olmaya yarar var galiba. Bunu aramızda daha çok konuşmaya ve paylaşmaya.

Tıptaki aydınlatıcı bilgi verme ve onam alma süreçlerinin altındaki, Dünya Sağlık Örgütü'nün Informed Consent/Aydınlatılmış Onam gerekliliklerinin altında bireysel hakların korunması ile ilgili çok önemli noktalar var.

Reiki ve tamamlayıcı tıp dünyasının bize sunabildikleri muhteşem bir güç var, kendimizi bulmamızı, keşfetmemizi sağlayan çok değerli bir yol. İnandığım bir yol.

Bu yolda yürürken insana saygı, özgür iradeye saygı, doğru, ahlaklı, etik kalabilmek, mahremiyete saygı hep hatırlamamız ve birbirimize hatırlatmamız gereken temel prensipler, temel dayanaklar.

Saygı ve sevgilerimle.


8 Aralık 2013 Pazar

PREP Derneği IV. Uluslararası Okul Ruh Sağlığı Sempozyumu

Bu haftasonu, 7-8 Aralık 2013 tarihlerinde İstanbul'da, İstanbul Ticaret Üniversitesi'nin Eminönü Yerleşkesi'nde, PREP Psikolojik Rehabilitasyon ve Eğitim Programları Derneği'nin iki yılda bir düzenlendiği Uluslararası Okul Ruh Sağlığı Sempozyumları'nın 4.sündeydim.  Bu yıl ki tema "Okullarda Etik"ti.

Fethiye'ye iki defa gelerek konferansları ile bizlerden desteğini esirgemeyen kıymetli hocam Prof. Dr. Yankı Yazgan'ı, yine Fethiye'ye gelerek farklı sosyal çalışmalarımıza destek veren Prof.Dr. Oya Özkardeş Hocamı ve PREP Derneği Başkanı kıymetli dostum Çocuk Psikiyatristi Dr. Meltem Kora'yı görmek ve dinlemek gerçekten değerliydi.

İki gün boyunca "Okullarda Etik" başlığı altında yaşamın bir çok farklı alanında "Etik" konuşuldu.  Ağırlıklı olarak okulda, eğitimde, tıpta ve sağlık alanında ama yaşamın her alanına ulaşan bir anlamda etik konusu anlatıldı, ele alındı.

7 Aralık günü yaptığı konuşmada Prof. Dr. Mustafa Sercan "Etik konusu karşımızdakini adam, insan yerine koyup koymadığımız konusudur," demişti.  İnsana, çocuğa, cana kıymeti bilgiyle, özenle, sevgiyle hatırlatan bu iki günün izi uzun bir süre benimle kalacak.

Teşekkürler PREP Derneği, teşekkürler İstanbul Ticaret Üniversitesi.  Tüm katkı koyanlara ve emeği geçenlere teşekkürler.