İnternet Sitesi

www.zeynepkocasinan.com
Robin Sharma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Robin Sharma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2007 Pazartesi

Yaşam Bizi Çağırıyor - Duymaya Hazır Mıyız?

“Kader” nedir? Yaşamımız bu dünyada nasıl şekilleniyor? Bu dünyaya gelişimizde bir amaç var mı? Her gün karşımıza çıkanlar ile baş edebilecek gücümüz var mı? Zorluklar ile uğraşmak yaşama katlanmak mıdır? Peki, ya gerçekten yaşayacaklarımız yazılıysa? Ya da bize verilen adım adım yaratma gücü müdür? Geçmiş, şimdi ve gelecek bir çizgi olarak mı akar, yoksa her şey bir an’da mı saklıdır? Cevapları kim bilecek? Bize yolu kim gösterecek?

Zaman Nedir?
Örneğin, Einstein’ın rölativite yani izafiyet teorisine göre her şey bir aradadır. Geçmiş, şimdi ve gelecek bir anlamda paralel katmanlarda, aynı “zaman” içinde, aynı an’da var olmaktadır. Oysa “zaman” kelimesini bizlerin genelde kullanışı ise sıralı bir akışı, önce ve sonra kavramlarını içerir.

Benim bio-enerji hocam Moshe’nin tarifine göre ise “yaşamlarımız bir CD de olduğu gibi yazılı. Ancak bizler sırası ile izleyerek anlayabiliyoruz ve kavrayabiliyoruz bu bilgileri. Oysa bütün bilgilere bakmak mümkün, bakmayı bilebilirsek. ” Tabi sanırım bu CD’lerin yeniden yazılabilir olmadığı anlamına gelmiyor. Yaşadığımız olayların, düşüncelerimizin, duygularımızın etkileri sadece şu an’ımızı etkilemiyor. Bir anlamda geçmişimiz ve geleceğimiz beraber oluşuyor. Tabi 3 Boyutlu dünyamızda ve 5 duyumuz ile yaşamı algılayabilmek için geçmiş-şimdi-gelecek kavramlarına ihtiyacımız var.

Yaşamın akışını ne belirliyor?
Eğer yaşam çizgimizi yazılı olarak kabul edersek, niye halen çabalamaktayız? Nedir bizi iten mekanizma? Bir şeyleri düzeltmek ya da bir hedefe ulaşmak arzusu neden? Ben her birimizin yaşama gelişinin ruhlarımızın öğrenmesine ek olarak, bir hedef içerdiğine, bir nedeni olduğuna inanıyorum. Yaşama geliş için bir amacımız olduğuna. Görünenin ardında bir düzen yattığına.

Doğduğumuzda an’da unuttuğumuz ama öncesinde tasarlanmış bir yaşam. Mümkün mü?
Stella Terrill Mann yaşam hakkında şu formüle inanıyor:”Arzula, iste, inan ve elde et.” Claude Bristol’a göre ise, “Kaçınılmaz olarak, bizler hayal ettiğimiz oluruz.”
O zaman yaşam görev ve hedeflerimizi önceden belirlemiş olsak bile, sonuca varmak için yolumuzu seçimlerimiz ile açmamız mı gerekiyor yoksa? Plato “İrdelenmeyen yaşam, yaşamaya değer değildir” diyor. O zaman sormaya devam edelim.

***

“Kader ya da yazı” diye bir şey varsa da, bu kararlarımızla ve tercihlerimizle nasıl şekilleniyor? Anne ve babamızdan aldığımız genetik kodlar belki kaderin bir parçası. Ve dünyaya geldiğimiz an’daki bazı şartlar bizi etkiliyor olabilir. Örneğin astroloji bu etkiler üzerinde duruyor. Bize verilen ad taşıdığı enerji ile bizi etkileyebiliyor. Ailemizi, doğum tarihimizi ve yerini ruhsal bir boyutta belki de bizler seçmişte olsak, doğumumuzla beraber maddesel dünyamız yol almaya başlıyoruz. Ve bu dünyanın aletleri ve kuralları ile yaşam mücadelesini sürdürüyoruz. Bu yaşamın hakkını vermek için ne yapmak gerekiyor o zaman? Ne kadar geniş kapsamlı bir soru bu. Ama yaşam cevapları aramak ise, atacak adımlarımızı bulmalıyız.

Düşüncelerimiz yaşamın tohumlarıdır.
Düşündüklerimiz çok önemli. Bir düşünceyi seçtiğimiz an’da bir tercih yapmış oluyoruz. Muhtelif mistik ekollerde buna “tohum seviyesi” deniliyor. Biz tohumları ekeriz, böylelikle şu an da gördüğümüz tüm sonuçlar esasında daha önceden ektiğimiz tohumların meyveleridir. Tohumları farklı yollar ile ekebiliriz. Düşüncelerimiz tohumlarımızdır; ve düşünmek tohum ekme yollarımızdan biridir. Genelde yaptığımız bir şeyin sonuçlarını iyi ya da kötü görmek konusunda rahatız. Ama ya düşüncelerimiz, onları gerçekleştirmesek de, bizi etkiliyorsa?

Judith Leventhal diyor ki: “ Somut fiziksel eylemlerimizin, yardımseverliğimizin mesela olası tezahürlerini kabul ederiz. Fakat sadece iyi bir davranışta bulunma düşüncesi bile, evrende bir değişiklik getirecek kadar güçlüdür.” Olumlu düşünmenin, pozitif düşünmenin yararlarını anlatmak üzere uğraş veren yazarlar önemli bir konuya mı dikkatimizi çekiyorlar yoksa? Einstein’ın dediği gibi “zorlukların içinde fırsatlar yatar.” Bunu kendimize hatırlatmamız mümkün mü? Davranışlarımızı düzeltmek, kendimizi geliştirmek üzere onca uğraş verirken, bir yandan olumlu olmayan düşüncelerimiz ile kendimizi sabote mi ediyoruz?

***


Kısa bir onaylama egzersizi:
Bir önerim olacak: Haydi 30 gün boyunca bir kolay bir egzersiz yapalım. Sabah ve akşam günde en az iki defa tekrar edelim:
Gözlerinizi kapatın, iki ya da üç defa derin, dolu ve sakince nefes alıp verin ve şu onaylamayı tekrar edin: “Aklıma gelen tüm olumsuz düşünceleri sevgiyle bırakıyorum. Yaşamın bana benim için en doğru olanı vereceğine inanıyorum. Kendimi seviyorum ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

***

Bana hep sorarlar “Olumlu düşün diyorsun ama kendiliğinden olmuyor. Ne yapmalıyım?” Öncelikle, onaylamaları kullanmayı hafife almayın diyorum. Düşüncelerimizi biz seçiyoruz. Bir tohum küçüktür ama bir süre sonra karşınıza bir meşe ya da çınar ağacı olarak çıkabilir. Nasıl tohumlar ektiğinize dikkat edin. Yaşamın anahtarı orada saklı.

Kendi enerji seviyemizi yükselttiğimiz zaman, olumsuz düşüncelerin barınamadığını keyifle göreceksiniz. Enerji seviyenizi yüksek tutmak için bol bol su içmeyi, taze sebze ve meyveler yemeyi ve gergin hissettiğiniz anlarda derin nefes almayı unutmayın. Ilık bir duş, 20 dakikalık bir yürüyüş, gözlerinizi kapatarak ruhunuza hitap bir müzik eşliğinde 20 dakikalık bir dinlenme sizi kendinize getirebilir. Vaktim yok demeyin. Enerjiniz düştüğünde, inanın çok daha fazla zaman kaybediyorsunuz.

***
“Biz Ne Biliyoruz ki?” adlı filmi seyrettiniz mi? Film de şu soru tekrar tekrar sorulur: “Gerçek Nedir?” Evet, yaşamın gerçeği nedir sahiden? “Gerçek” denilen şeyi ne belirler? Objektif ve değişmez bir gerçek var mıdır? Yoksa her şey göreceli midir esasında?

Biz insan olarak, evren olanların yaşananların sadece çok küçük bir kısmını görüp inceleme şansına sahibiz. Evren insanoğulları için bilinmezliğini halen korumakta.
Çok basit olarak, biz sadece bazı frekansları görebilmekte ve duyabilmekteyiz. Peki, algılayamadığımız diğer frekanslar gerçek değil midir?

***

Hayatımızdaki yol ayrımlarında bazı kararlar alıyoruz ve bu kararların sonuçlarını yaşıyoruz. Okullarımızı seçiyoruz, mesleklerimizi seçiyoruz, arkadaşlarımızı, eşlerimizi seçiyoruz, bir gezi için nereye gideceğimizi seçiyoruz.

Seçtik. Peki, eğer bir karar aldığımızda, aldığımız kararların sonuçlarını yaşamın bir dersi olarak kabul etsek ve geçmişi irdelemek yerine Şimdi’ye odaklansak; yaşamımızda karşımıza çıkan zorluklar karşısında, isyan etmek yerine, var olanı, yaşananı kabul ederek ilerlesek, ve geçmişteki adımlarımızı değil de atacağımız adımları sorgulasak, acaba daha mutlu, daha üretken, daha düzenli bir yaşam sürdürme şansımız olur mu?

Olanı ve var olanı değiştirmek mümkün olmadığına göre, mevcut duruma göre neler yapabileceğimizi düşünmek hayat kalitemizi daha olumlu etkilemez mi? Yaşamda bizim bilebildiğimizden farklı bir “gerçeklik” olabilir mi? Bu kavramı kabul etmemiz mümkün olabilir mi?

***

Sorularımız var. Peki, cevapları nasıl bulabiliriz? Ben hepimizin cevaplar dünyası ile özde doğal bir irtibatımız olduğuna inanıyorum. Evrenin, Yaradan’ın ilahi zekâsı ve bilgisi ile iletişim kurmak mümkün. Yaradan’ın bu bilgiyi bize sunduğuna inanıyorum. Bizim almaya, duymaya hazır olup olmamamız ayrı bir konu. Ve nasıl yapabiliriz? Yitta Mandelbaum’un diyor ki “Evren sorularımıza yanıtlar verir. Bunları ancak, yüreğimiz açıp ruhumuzu akışa bıraktığımızda duyabiliriz.”

Cevaplar dünyasına bir giriş kodu varsa, bunu nasıl bilebiliriz? Bu kod içimizde. Bu kod öncelikle “sevgi”. Kendimizi, insanlara ve dünyamıza. Bu kadar basit mi? Öz’de - evet. Ve tabi ki “duymaya açık olmak ve yolumuza çıkan, karşımıza çıkanları görmeye yürekli” olmak gerekiyor. Bu kod “Evrenin bizim için hazırladıklarına teslim olmaya, buna güvenmeye hazır olmak” bir anlamda. Her şeyin bizim hayrımız için olduğunu kabul etmek ve anlamsız görünende anlamı aramakta.” Bu anahtarlar ile esasında kendi yaşamımızın kilitlerini açıyoruz; yaşamaya başlıyoruz.

***

Uyanışın 7 Aşaması

Robin Sharma “Koza Kelebeği Bilmez” adlı kitabında kişisel uyanışın 7 aşamasından bahsediyor. Bu uyanış aşamaları ile kişisel aydınlanma yolumuzu açıyor ve kaderimizin bizi çağırdığı yolu yürümeye başlıyoruz.

Sharma bu yolda yürümenin birinci aşamasını “bir yalanı yaşamak” olarak tanımlıyor. Bu evrene insan derin bir uykuda gibi oluyor ve yaşamının esasında pek de farkında olmuyor. İkinci aşamada, daha fazla şeyin farkında olabilmek arzusu ile karar alıyoruz bu yönde. Üçüncü aşama, fırsatların ve bir anlam da mucizelerin farkında olma aşaması. İmkânsız diye düşündüğümüz şeylerin belki de mümkün olduğunu fark ediyoruz. Evren bize bu durumda genelde mucizelerin tadını veriyor.

Dördüncü aşamayı Sharma “üstatlardan öğrenme” aşaması olarak tanımlıyor. Bu aşama da kişi, hayata dair sorulara bir cevap getirebilecek bir hoca, bir yol gösterici arayışında oluyor. Genel de bu aşamada, yaşamımızın yönünü değiştiren öğretmenler ile karşılaşıyoruz. Kimileri için bu dönem gerçekten karanlık dönemlerinde bir hocanın yaşamına ışık getirmesi olarak tarif edilebiliyor. “Öğrenci hazır olduğunda, öğretmen gelir” sözü bu dönem için söylenmiş diyebiliriz.

Beşinci aşama, değişim ve yaşamımızı ve gerçeklerimizi yeniden yaratma dönemidir Bu noktada, artık yaşamımızın yerine getirmek için doğduğumuz amacımıza yönelişini yaşarız. Sonraki aşama, yani altıncı aşama, Sharma tarafından “büyük imtihan” olarak adlandırılır. Yaşamımızdaki en kritik an’lardan biridir O’na göre. Bu noktada Evren, o güne kadar kişinin tün edindiği bilgileri ve kişinin bu bilgi ile son seçtiği yolu sınava tabi tutar. Yaşama dair arzuların, bilginin ve seçilen yaşam hedef ve yollarının sınava tabi tutuluşunu yaşar kişi. Yaşamımızdaki en belirleyici noktalardan biridir bu. Kaderimizin bizi çağırışına kulak verip vermediğimiz ve bu yola ne kadar inandığımızın bir kontrolüdür bu.

Yaşamımız bize sunduğu fırsatları ve hediyeleri ne kadar arzuladığımız, bunlara ulaşmak ihtimalimizi etkileyen bir faktördür. Sharma’ya göre, genelde insanlar bu aşamada mücadeleyi bırakır. Belki de bu nokta hedeflerimize, rüyalarımıza, kaderimizin bir çağırdığı yaşam yolumuzu yaşamaya en yaklaştığımız noktadır. Aydınlanmaya, yedinci aşama bir şey kalmamıştır. Sheila Graham’ın dediği gibi: “Bir şeyi yeterince kuvvetle isterseniz, her şeyi elde edebilirsiniz. Arzu ettiğiniz şey içinizde patlar, derinizden dışarı taşar ve dışarıda evreni yaratan ilahi enerji ile bütünleşir, bir olur.”

***

Yaşama verdiğimiz tepkileri seçerek akışı değiştirmek mümkün
Bir yandan da unutmamak gerek, yaşamımızı en çok etkileyen şey başımıza gelen olaylar değil, bu olaylara nasıl baktığımızdır. Olayların etkisi, bizim olanlar hakkında ne düşündüğümüz ve hissettiğimizle belirlenmektedir.

Yaşamda her adımda tercihler yapıyoruz – belki olayların akışı hakkında değil, buna gücümüz yetmiyor bazen- ancak yaşananlar hakkında nasıl hissedeceğimizi ve nasıl reaksiyon vereceğimizi biz belirliyoruz. Gerçeğimizi işte belki de bizim bu tepkilerimiz belirliyor. Belki de yaşamımızın akışını belirleyen, yaşama verdiğimiz tepki.

Kitaplardan ve filmlerden öğrenecek çok şeyimiz var.
Ya da Robin Sharma’nın dediği gibi: “Öğrenecek değil, hatırlayacak. Çünkü biz insanoğulları bilerek doğarız. Gereken sadece hatırlamaktır.”

***

Sorular cevapların kapısını açar
Bu ay sizlere bazı sorular sunmak istedim. Gelecek aylarda, hem sormaya devam edeceğiz, hem de hocaların ve üstatların sundukları cevapları inceleyeceğiz. Tabi kendi cevaplarımızı ele almak şahsi gelişimimiz için önemli. Kendimizi tanımak, bilmek yolunda ilerliyoruz Ve hocam Moshe’nin bana ısrarla hatırlattığı gibi: “Size söylenilenleri asla düşünmeden, tartmadan kabul etmeyin. Duyduklarınızı Evrenin size bir mesajı olarak alın. İyi ya da kötü olarak değil, sadece birer mesaj olarak. Kendi yolunuzu yine de siz kendiniz seçeceksiniz. ” Bu yaşam sizin krallığınız.

Karanlık zamanlarda, göz görmeye başlar.” Diyor Theodore Roethke. Karanlıktan korkmayın. Işığı açın yeter. Bir mum yakın, bir adım atın ve güneşi hayatınıza davet edin. “Kapalı bir kapıyla yüz yüze gelmiş ve kendinizi ümitsiz hissediyorsanız, bilin ki tüm kapılar zamanı gelince içeri girmeniz için ardına kadar açılacaktır.”

Şimdiden yolunuz açık olsun…
Sevgiyle,
Z.
________________________________________________________________________
Ayın Onaylaması:

“Evrenin ve Yaradan’ın hediyeleri her zaman benimle beraber. Kollarımı, kalbimi ve ruhumu bu hediyeleri almaya açık tutuyorum.”
Dr. Doreen Virtue, “Meleklerinizden Mesajlar” adlı kitabının yazarı.
________________________________________________________________________
Ayın Sözü:

“Kimse kaderini keşfetmez. Kaderiniz sizi keşfeder; kaderiniz sizi bulur. Siz ruhsal çalışmanızı yapın. Öyle ki, fırsat kapınızı çaldığında - hazır olun.”

“Koza Kelebeği Bilmez” adlı kitaptan alıntı.
________________________________________________________________________
Okuma Tavsiyesi:

“Kehanetlerin Gizemi”; Yazar: James Redfield.

The Monk was in Istanbul

Did I say The Monk was in Istanbul? Well, ok, not The Monk himself, because Julian Mantle, The Monk in the book The Monk Who Sold His Ferrari is a fiction character. However, the author of the book Robin Sharma was in indeed in town.

On September 7th I had the chance to attend his one day seminar in Istanbul. He also was in Turkey to promote his book Who Will Cry When You Die. It is one of my new favourite self-help books where he gives 101 advices in 101 short chapters. It is easy to read and is now available in Turkish.

I would like to share with you some of the ideas that Robin Sharma shared with us in the seminar which was named “Waking Yourself Up.”

***
Although there were many topics covered in this seminar, I would like to focus on some of his recommendations to improve our daily lives.

First of all, Sharma points out the importance of setting goals. Although life has a way of unfolding as it finds fit as times, setting goals may help us to identify what we really want out of life. Maybe we should not be attached to our goals or the result of our goals, but having goals may make us move forward and create an excitement to learn, improve and simply do.

As a daily routine, he recommends that we “do the difficult things first thing in the morning”. Not to start with the easy stuff and postpone the dreaded to “later”. This is difficult. None of us want problems or inconveniences in his or her life and we do almost anything to escape from them. Yet, the question is “Is it as painful or difficult as we imagine it to be?” My experience shows to me that it is usually a lot easier to do the “difficult” than we imagine. The effect of the expectation of the difficulty, the inconvenience, the disappointment or the pain is stronger than the effect of the emotion or situation itself. As Byron Katie says: “The reality is a lot kinder that the stories we tell about it.”

Robin Sharma has another motto: “Continuously improve 1% every day.”
Even if we leave percentages aside, can we improve something in our lives every day? And with one step at a time, at the end of a year – and that would make 365 or every four years 366 steps – could we really see a difference?

I believe that our thoughts, words, actions plant seeds. Some of them give flowers quickly. Some need time to grow into a tree. If we do not plant the seeds, we cannot expect to see the fruit.

What kind of steps can we take you may ask? Or how can we make a 1% percent improvement?

This week, I will share 6 of Robin Sharma’s suggestions:

Exercise:
Many health specialists agree that even just walking for at least 30 minutes every day improves most of our bodily functions. Many spiritual teachers also recommend walking as an aid to hear our inner voice, to hear our inner guidance.
Choose your favourite sport and do it for at least 30 minutes a day. Both your body and soul will be thankful.

Write a Journal:
Sharma suggests that we keep a journal where we jot down ideas, thoughts and problems. He suggests that in our journal we analyze and evaluate those issues. However, even if you just write down what is bothering you in the head or in the heart; you will find a good channel to clear this negative energy.
Julia Cameron, the author of the famous book The Artist’s Way, makes you write 3 pages in the morning, every day, for 12 weeks as a part of her creativity program. Writing helps emotions to clear and heal. For those of you busy with work and family chores, I would like to quote Cameron. She says: “Don’t wait to find time. Get aggressive. Steal time (to write).”
As you put things in writing, you will feel less need to put negative emotions on friends and relatives and people around you. Writing is an excellent tool. Being an artist, I find painting as a great tool to release emotions also. As thoughts clear, you will get to know yourself better.

Read:
I try to share the books that I like with you every week. We have so many choices. It is hard to imagine what life was like before the invention of the printing machine. Sharma recommends that we need systematically for 30 to 60 minutes every day.

Have a massage once a week:
Massage is a great relaxation method. It relieves tension, stress, aches and pain. It helps open our energy channels as well.
Even if you cannot go to a therapist, you can exchange short massages with a partner or you can massage your own feet with body cream or massage oil - you can do a self-reflexology treatment so to say. Also, for instance, you may add a few drops of lavender oil to a few tablespoons of olive oil and rub your legs, feet and ankles, arms and shoulders, and your back as much as you can reach.
This will help your body to relax as well as improving blood circulation.

However, be careful not to use lavender or any essential oil directly on your skin. Always mix them with a base oil. And if you have any circulatory problems or any other health problems, make you that you contacts your doctor first and get his or her opinion on the use of essential oils in your specific health condition.

Have time for silence:
Silence is a state where we are able to listen to the voice in our head, where we are able to connect with the universal intelligence. This does not have to be a state of meditation. Just sitting quietly or being quiet while walking will also do.
Sharma says and quotes: “To reconnect with whom you really are as a person and to come to know the glory that rests within you, you must find the time to be silent on a regular basis. Sure you are busy. But as Thoreau said: ‘It is not enough to be busy, so are the ants. The question is what are you so busy about?’…Experiencing solitude, for even a few minutes a day, will keep you centred on you highest life priorities and help you avoid the neglect that pervades the lives of so many of us.”

Meet with different people for a cup of coffee (or tea, I will add):
Meeting new people, hearing their ideas and experiences help us see the different perspectives on life. In a conversation we learn to exchange thoughts and emotions; we learn to share and most importantly learn to listen; we learn the power of listening.

Robin Sharma believes that, with these 6 steps and many others that he shares in his books, we can make each day better than the previous one.
And finally Sharma says: “Be Authentic. Be Real. Be Yourself.”

Each of us is unique. I believe that there is a lock that we are the sole key of. Let’s be that special key and let’s open our doors and let life out.

With love and best wishes,
Z.

____________________________________________________________________
Affirmation of the Week:
“I am constantly discovering new ways to improve my health.
I look forward to a healthy old age because I take loving care of my body now.”
By Louise L. Hay, The Author of You Can Heal Your Life.
________________________________________________________________________
Quote of the Week:
“The tragedy of life is not death, but what we let die inside of us while we live.” Norman Cousins
________________________________________________________________________
Suggested Reading:
“The Saint, The Surfer and The CEO” By Robin Sharma.
The Turkish translation of this book is sold under the name “Ermiş, Sörfçü ve Patron”.

Magic of Positive Thinking: A Start

“You Can If You Think You Can.”
Norman Vincent Peale

Have you ever looked into your thinking patterns? What are the thoughts that come to your mind during the day? What are your natural reactions when things do not go your way or the way you planned them? What are your expectations about life? What are your expectations when you wake up in the morning? Your thoughts about the future? Your expectations about the outcome of events?

Can we change the course of our lives by altering the way we look at events? If we are able to look at events through a positive approach, is it possible to make the outcome of our lives more positive? Can positive thinking improve the quality of our lives?

One of the most famous authors on positive thinking Norman Vincent Peale says: “Does positive thinking always work? Yes. Now, I realize this is a rather bold statement. And someone may object: ‘Is that so. I had lots of problems. I read positive thinking and I still have problems.’ … So often, people don’t really understand the nature of positive thinking. A positive thinker does not refuse to recognize the negative, but refuses to dwell on it. Positive thinking is a form of thought which habitually looks for the best results from the worse conditions.”

Anthony Robbins, the author of Awaken the Giant Within, Unlimited Power and Giant Steps, recommends an exercise. For 10 consecutive days, we are not supposed to think about anything negative whatsoever, whatever the events in our life are. When we realize that we are thinking a negative thought, we are to let it go. He claims that these 10 days are necessary to break our negative patterns. If for example, on the 9th day, we catch ourselves lingering in a negative thought too much and staying there; the next morning we need to start from day 1, again and go on for 10 days, until we are able to do it for 10 days in a row.

Joe Girard, who had been chosen the world’s greatest salesman by the Guinness Book of World Records for many years, offers 12 daily affirmations for the mornings, to jump start positive thinking for the day:
“I am successful”
“I am loving.”
“I am attractive.”
“I am friendly.”
“I am helpful.”
“I am generous.”
“I am in control.”
“I am strong.”
“I am courageous.”
“I am optimistic.”
“I am affluent.”
“I have peace of mind.”

Mr. Girard claims that we become what we think and what we believe. With saying the words, as well as imagining ourselves in the state that we describe, we bring in positive energy to ourselves. He believes that his great success as a salesman is due to his positive thinking and his positive approach to life.

Every day please expect the best from life for that day. Allow yourself to be ready for the experience. Please carefully weed out any negative expectations or feelings for the day to come. Accept that each day gives you the best for your well-being and development. Expect the best and accept the best.

We affect our environment through our energy; and therefore, if we are able to think positively, not only us, but also our environment, our family, our neighbours, peers at work, they will all benefit from our positive energy flow, which will bring more happiness to us in return. Trust your own light, trust your own power. Can you do it? As Norman Peale says: “You can if you think you can.”

I would like to conclude with a few words from the author of The Monk Who Sold His Ferrari, Robin Sharma:
“It is easy to spend much of your days beating up on yourself for past mistakes. … You will soon see that your life would not be as rich and colourful without the mistakes of your past. So be gentler to yourself and see life for what it really is: a path of self-discovery, personal growth, and lifelong learning.”

With love,
Z.
________________________________________________________________________
Affirmation of the Week:
“Everything happens for me, not to me.”
By Byron Katie, The Author of Loving What Is.

Quote of the Week:
“I cannot change another person. I let others be who they are, and I simply love who I am.”
By Louise L. Hay, The Author of You Can Heal Your Life.


Suggested Reading:
“The Power of Positive Thinking” By Norman Vincent Peale.
The Turkish translation of the book is sold under the name “Olumlu Düşünmenin Gücü”.