Tekrar tekrar doğruluğuna şahit olduğum bazı şeyler var:
-- Çoğunluğun yapıyor olması bir şeyin doğru olduğunu göstermiyor.
-- Çoğunluğun doğru dediği bir yanlış doğruya dönüşmüyor.
-- Kendimizi anlatma gayretini anlayabilecek insanlara göstermek bağlarımızı kuvvetlendirirken, anlaması mümkün olmayan insanlara kendimizi anlatmayı bırakmak özgürlük getiriyor.
-- Bizi anlama isteği olmayan, karakteri ve düşünüş yapısı nedeni ile ne yapsak anlaması mümkün olmayan, hatta bazen farklı anlamak ve yansıtmak için ısrar eden insanlar tarafından yanlış anlaşılmak kaçınılmazdır. Değiştirilmesi mümkün olmayan bu şeylere üzülmeyi bırakmak gerekir. Hatalı anlayan, hatalı anlamak isteyen ya bizleri yeterince anlayacak kadar önemseyip tanımamıştır ya da tanımak istememektedir.
-- Kimi insanlar doğru olanı yapmak, kimi insanlar kendi için doğru olanı yapmak, kimi insanlar da sadece kendi iyiliği için olanı yapmak için uğraşıyor. Bunların farkını anlayabilmek kendimizi koruyabilmeyi sağlıyor. Kendi yolumuzu bulabilmeye yardım ediyor.
-- Bildiğine inananlara bir şeyleri fark ettirmek tahmin edilenden zordur.
-- Özgüven eksikliğinin insan davranışlarını ve toplumsal yaşamı ne kadar çok etkileyebildiğini fark ettikçe, gençlere sağlıklı ve temeli sağlam bir özgüven kazandırmanın önemi daha çok ortaya çıkıyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder